17 Kasım 2018 Cumartesi

Axess Kredi Kartı Başvurusu Nasıl Yapılır?

Doğru kullanıldığında kredi kartı kullanmanın avantajları bir hayli fazladır. Fakat yanlış kullanım, ödeyebileceğiniz tutarlardan çok daha yüksek rakamlı alışverişler hem kısa vadede hem de uzun vadede insanı içinden çıkılmaz ekonomik güçlüklere sokacaktır. Bunun bilincinde olarak kredi kartı noktasında marka bilinirliği ve haliyle düzenlediği avantajlı promosyonları ile ön plana çıkan Axess Kredi Kartı Başvurusu Nasıl Yapılır hakkında aklınızdaki tüm soruları bu yazımızda yanıtlayacağız.

Axess Kredi Kartı Başvurusu Yapmak

Axess Kredi Kartı farklı bankalarla gerçekleştirilen anlaşmalar neticesinde bir çok banka tarafından verilebilmektedir. Fakat Axess Kredi Kartı normalda Akbank uygulamasıdır. Akbank gerçekleştirdiği yeni uygulamalar sayesinde kredi kartı başvurusu yapmanız için banka şubelerinize gitmenize gerek bırakmamaktadır. Bu da günün her saatinde online başvuru olanağı sağladığı için, zaman tasarrufunu da beraberinde getirmektedir. İnsanlar tarafından pek değer verilmese de zaman ve zamandan tasarruf günümüz için en önemli mihenk taşları arasında yer almaktadır. 

Bahsettiğimiz üzere Akbank"tan kredi kartı alınması artık çok kolay. İnternet üzerinden şubeye gitmenize gerek kalmadan tek tıkla başvuru gerçekleştirebilirsiniz. Hatta genellikle Axess Kredi Kartı Başvurusu için anında sistem üzerinden yanıt verilmesi insanların uzun süreli bekleyişinin de önüne geçmiştir. Ayrıca başvuru esnasında kartınızın teslim edileceği adresi dahi seçebiliyorsunuz.

Axess Kredi Kartı avantajları arasında harcadıkça chip para kazanıyor olmanız yer almaktadır. Bu kredi kartlarının türleri de bulunmaktadır. Kart aidatı ödemiyor olduğunuz Free Kart ve harcadıkça sonradan kullanabileceğiniz mil biriktiren Wings kartlar için de tek tıkla başvuru yapabilirsiniz. Anlaşmalı üye iş yeri sayılarının da bir hayli fazla olması nedeniyle vade farkı olmadan alışverişlerinizi 9 taksit ile yapabilmeniz de avantajınızadır.

Axess Kredi Kartı Başvurusu Nasıl Yapabilirim?

Online olarak Akbank internet sitesi üzerinden kredi kartı başvuru formunu doldurmanız yeterlidir. Başvuru formunda anahtar bilgiler TC Kimlik numaranız, cep telefonu numaranız ve Ad - Soyad bilgileridir.

Kredi kartı başvurusu yaparken büyük bir kitle kredi kartı seçimi noktasına dikkat etmeden başvurularını iletiyorlar. Sonradan herhangi bir değişiklik yapmak zorunda kalmamak adına başlangıçta bu noktada dikkat edilmesi önemlidir. Alışveriş yaparken chip para kazanmak istiyorsanız Axess Kredi Kartı tercih etmelisiniz. Genellikle her sene alınan kredi kartı aidatı ödemek noktasında olumsuz düşünceleriniz varsa Free Kart, seyahatleriniz için mil toplamak istiyorsanız Wings kart tercih etmelisiniz.

Kredi kartı şifresi almak için banka sistemine kayıtlı cep telefonu numaranızdan KKSIFRE yazarak boşluk bıraktıntan sonra kredi kartı numaranızın son 4 hanesini 4425 numarasına mesaj göndermelisiniz.




[zombify_post] - https://bilmisler.com/axess-kredi-karti-basvurusu-nasil-yapilir/

Kalp Romatizması Nedir, Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Halk arasında kalp romatizması olarak adlandırılan rahatsızlık akut romatizmal ateş hastalığıdır. Çocukluk ve erişkinlik dönemlerde görülen kalp rahatsızlıkarının sık olarak sebebi kalp romatizması olarak bilinmektedir. Bu nedenle yazımızda Kalp Romatizması Nedir, Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri hakkında detaylar paylaşacağız.

Kalp Romatizması Nedir?

Romatizmal ateş sonucunda ortaya çıkan romatizmal kalp hastalığı uzun süreli (kronik) veya kısa süreli (akut) kalp rahatsızlıkları grubunu tamamlar. Romatizmal ateş sonucunda yaygın olarak kalp kapak hasarı görülebilir. 

Romatizmal Ateş

Vücudun bir çok bağ dokusunu etkileyen ve bunu özellikle cilt, beyin, eklemi kalp bölgelerinde gerçekleştirilen inflamatuar hastalık olarak romatizmal ateşten bahsedilebilir. Hastalık herkeste görülebilir. Fakat çoğunlukla 5 - 15 yaş arasında çocuklarda görülmektedir. Bu hastalığı yakalanan kişilerin yaklaşık olarak % 60 kadarında bir dereceye kadar kalp hastalığı oluştuğu bilinmektedir.

Akut romatizmal ateş nedeniyle ortaya çıkan ihtihap kapakçıklar, iç astar ve dış kese olmak üzere kalbin her parçası zarar görebilir. Romatizmal kalp hastalıkları genellikle mitral kapağı ve kalp kapakçıklarını etkilemektedir. Bu hasarların gelişmesi ve sonrasında semptomların ortaya çıkması için romatizmal ateş döneminin üzerinden 1 - 2 yıl geçmesi gerekebilir. Uzman tavsiyesi ile antibiyotik kullanımı strep boğaz enfeksiyonunun romatizmal ateşe dönüşmesi engellenebilir. 

Kalıcı boğaz ağrısı durumu olan çocukların strep enfeksiyonu açısından kontrol edilmesi için boğaz kültürü alınması gerekmektedir. Strep boğazın romatizmal ateşe dönüşmesinin engellenmesi için genellikle antibiyotik ve penisilin yeterli gelecektir.

Koroner Kalp Damar Tıkanıklıkları

Koroner damar tıkanıklarında öncelik olarak amaç göğüs ağrılarının ortadan kaldırılmasıdır. Bu sayede hastanın yaşam kalitesinde artış gözlenecektir. Göğüs ağrılarının ortadan kaldırılması için uygulanacak yöntemlerle hastalığın ilerlemesinin engellenmesi de amaçlanmaktadır.

Kalp Romatizması Belirtileri

  • Düzensiz kalp ritmi 
  • Nefes darlığı 
  • Ayak bileklerinde şişme 
  • Morarma 
  • Göğüs ağrıları 
  • El ve ayaklarda üşüme 
  • Kan basıncında yükseklik veya düşüklük 
  • Kuru öksürük 
  • Baş dönmesi 
  • Mide bulantısı 
  • Sık soğuk alma 
  • Yorgunluk hissi 
  • Sersemlik hissi

Kalp Romatizması Tedavisi

Kalp romatizması tedavisi için hastalığın erken teşhis edilmesi oldukça önemlidir. Hastalığın akut döneminde tedavi maksatlı kesinlikle uzman önerileri dikkate alınarak iltihap giderici ve antibiyotik ilaçlar kullanılmaktadır. Kişiler bu bilgileri kesinlikle kendisi uygulamamalıdır. Hastalığın kronik kapak döneminde ise genellikle uzman kontrolü sonrasında ameliyat uygun görülmektedir.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/kalp-romatizmasi-nedir-nedenleri-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri/

Koç Burcunun Özellikleri

Doğumu yani yeni başlangıçları seven koç burcu hayattan zevk almalarının yanında, doğal olmaları ile de sevilmektedir. Çekingen değildirler. Koç Burcunun Özellikleri arasında ileri zeka düzeyi ve yüksek beyin kapasitesi de yer almaktadır. Anlık tepkiler verirler. Çözümlenmeyen sorunlardan her zaman nefret ederler. Uzun süre sabretmeleri gereken konularda tahammüllerini kaybederler.

Hayatı bir macera olarak gören koç burcu hayatın tadını çıkarmak için çabalarlar. Bazılarına göre koç burcu bencil tavırlar sergilemektedir. Bencil olduklarını düşündüren özellikleri arasında başkalarının kendi hareketlerini onaylayıp onaylamadıklarını düşünmemeleri yer almaktadır. Başkalarının bildikleri kendi bildiklerinden her zaman önemsizdir. Hayata adeta meydan okurlar.

Kendilerini sınırlanmış hissettiklerinde savaşçı bir yapıya bürünürler. Bir şeyi beğenmeleri çok zordur. Onların yardım etme taleplerini reddetmemelisiniz. Bunu yaptığınızda hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Olaylara aldırış etmeyen bir görüntü çizmelerine rağmen aslında oldukça hassastırlar. Basit işlerle uğraşmakta hoşlanmazlar, bunu sürekli başkalarına bırakırlar. Devamlı olarak yenilik peşindedirler. Dürüst ve açık sözlü olmaları bazen çevrelerindekileri yaralamalarına neden olmaktadır. Fakat bunu yaparken kesinlikle karşıdakine zarar verme düşüncesine sahip değillerdir.

Koç Burcu Kadını

Girişimci, hareketli ve konuşkan yapıları ile Koç Burcu Kadını dikkat çekmektedir. Narin, alımlı ve esprili yapıları vardır. Hoşlanmadığı şeyleri eleştirmekten kaçınmazlar. Toplumda farklılıkları ile dikkat çekerler. İş hayatında oldukça hırslı ve başarıdırlar. Akıllarında olanı başarmak için çizdikleri rotadan kesinlikle şaşmazlar. Zamanı iyi kullanırlar.

Sempatik tavırları, içten davranışları çevrelerinde aranan birisi olmalarını sağlamaktadır. Pek belli etmeseler de huzursuz ve tedirgin tavırları vardır. Kendilerini tenkit etmeleri sürekli olarak kendileriyle bir yarış içerisine girmelerine neden olmaktadır. Fedakar yapıları sevdiklerine çok fazla değer vermelerine neden olmaktadır. Duygusal olmaları bazen çok kırılmalarına neden olabilir. Ailesine ve evine fazlasıyla düşkündürler. Sosyal aktivitelerde bulunmak, spor yapmak sürekli hareket etmeyi sevdiklerinden vazgeçilmezleridir.

Koç Burcu Erkeği

Enerjik yapıları hareketli olmalarını sağlamaktadır. Koç Burcu Erkeği kendine güvenen bir yapıya sahiptir. Otoriter olmaları nedeniyle elbette otorite kurmaktan keyif almaktadırlar. Dik başlı olmaları ise hata yaptıklarında kabul etmekte zorlanmalarına neden olmaktadır. Özgürlüklerine düşkündürler. Arkadaşları için çok kolay fedakarlık yapabilirler. Maddi anlamda özgür olmayı sevmelerinin yanında, cömerttirler. Başkalarından emin almayı sevmediklerinden kendi işlerini kurmak onlara çok daha cazip gelmektedir.

İncindiklerinde sözünü sakınmazlar. Bu da onların böyle durumlarda kırıcı olmaktan çekinmiyor olmalarından kaynaklanmaktadır. Sürekli tenkit edebilirler. Bunu yaparken sert bir dil kullanırlar. Ailesine ve evine fazlasıyla düşkündürler. Bunun yanında dışarıdaki hayatı sevdikleri de bilinmektedir. Hareketli yapıları dışarıyı sevmelerine neden olurken, kendini evinde rahat ve huzurlu hissetmeyi isterler.


[zombify_post] - https://bilmisler.com/koc-burcunun-ozellikleri/

16 Kasım 2018 Cuma

Cuma Namazı

CUMA NAMAZININ HÜKMÜ

Cuma namazı şartlarını taşıyan her bir kimseye farz-ı ayndır. Farziyeti kitap, sünnet ve icma’ ile sabittir. Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurulmuştur; “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrıldığınız vakit Allah ’ın zikrine koşunuz, alış-verişi bırakınız. ”

Peygamber Efendimiz’in [sallallahu aleyhi vesellem] cuma ile ilgili birçok hadis vardır. Bunlardan bir tanesi şöyledir; “Cuma ezanını duyan kimselere cuma namazı farzdır. ” Bütün müçtehid- ler de Cuma namazının farz olduğunda ittifak etmişlerdir.

CUMA NAMAZININ ŞARTLARI

Cuma namazının diğer namazlardan başka olarak kendisine mahsus on iki şartı daha vardır. Bunun altısı farz olmasının şartı, altısı da sahih olmasının şartıdır.

Cuma Namazının Farz Olmasının Şartları:

1. Akıl, baliğ ve erkek olmak. Kadınlara, çocuklara ve delilere cuma namazı farz değildir.

2. Hür ve serbest olmak.
3. Mukim olmak. Dinen misafir sayılan kimselere cuma namazı farz değildir.
4. Sağlıklı olmak. Hasta olan ve cuma namazına gittiği takdirde hastalığın artmasından veya uzamasından korkan kimseye cuma namazı farz değildir. Götürüp getiren biri olduğunda, sevabından mahrum kalmamak için böyleleri cuma namazı kılarlarsa sevap kazanırlar. Camiye gittiği takdirde hastasının zarar göreceğinden endişe eden hastabakıcıya da cuma namazı farz değildir.
5. Kör olmamak. (Götürecek kişi varsa imameyne göre farz olur.)
6. Ayakların sağlam olması. (Götürecek kişi varsa farz olur)
Düşman korkusu, şiddetli yağmur, çamur ve benzeri durumlarda cuma namazına gidilmemesi mübah olur.
Cuma namazı kendisine farz olmayan kimseler o günün öğle namazını kılarlar. Ancak kadınlar, esirler, misafirler, hastalar, âmâlar, kötürüm ve ayakları kesik olanlar camiye gidip cuma namazı kılarlarsa; namazları sahih olup ayrıca o günün öğle namazını kılmaları gerekmez.


Cuma Namazının Edasının (Sahih Olmasının) Şartları:

1. Cuma namazı kılınan yerin şehir veya şehir hükmünde olması.

2. Cuma namazı kılınan yerin herkese açık olması.

3. İmamdan başka en az üç erkek cemaatin bulunması. (Şafiîlere göre cuma namazı müslüman, akıl baliğ, hür, erkek, mukim, sıhhatli ve Fatiha’yı düzgün bilen kırk kişiyle eda edilir. İstilaya uğramış bir İslâm beldesinin ahalisi cuma namazını diğer İslâm beldeleri gibi kılmakla mükelleftirler. Hatta küfür diyarına yerleşen müslümanlar kırk kişi olduktan sonra cuma namazı kılmaya mecburdurlar.)

4. Cumanın öğle vaktinde kılınması.

5. Cuma namazı kıldıran kimsenin yetkili makamlarca görevlendirilmiş olması. Cuma namazını bulunulan yerdeki idareci veya onun göstereceği kimse kıldırır.

6. Namazdan önce hutbe okunması. İmam-ı Azam’a (rah.) göre hutbenin rüknü Cenab-ı Allah’ı zikretmekten ibarettir. Onun için hutbe niyeti ile yalnız “Elhamdülillah” denilecek olsa yeterli olur. Fakat imameyne göre hutbe denecek kadar uzun bir zikir olmalıdır. Hutbe, vakit girdikten sonra mevcut cemaatin huzurunda (cuma namazına cemaat sayılabilecek en az bir kişinin bulunması) okunması gerekir. Hutbe okunurken cemaat bulunmayıp da daha sonra namazda bulunacak olsa namazları caiz değildir. Cemaatin hutbeyi işitmeleri şart değildir. Mutlak hazır bulunmaları yeterlidir. (Hutbe ile namaz arasının başka bir şeyle kesilmemesi de hutbenin sahihlik şartlarındandır.)

Hutbenin vacipleri: 

Hutbeyi ayakta ve insanlara karşı yönelerek okumak, hatibin taharet üzere bulunması, avret sayılan yerlerin kapalı olması.

Hutbenin Sünnetleri:

Hutbeyi iki kısma ayırmak ve bunlar arasında bir teşbih veya üç âyet okunacak kadar bir zaman oturmaktır. Bu bakımdan buna iki hutbe denir. Bu iki hutbeden her biri hamd, kelime-i şehadet, salât ve selamı ihtiva etmelidir. Birinci hutbe bir âyetin okunması ile insanlara öğüt vermeyi, ikinci hutbe de müslümanlara duayı içine almalıdır. İkinci hutbede hatibin sesi birinci hutbedekinden daha hafif olmalıdır. Her iki hutbeyi uzatmamak da sünnettir. Hatip minbere çıkıp oturduğu zaman, onun önünde bir müezzinin ezan okuması gerekir.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/cuma-namazi/

Namazı Bozan Şeyler

Herhangi bir namazın şart ve rükünlerinden biri bulunmadığında, namaz fasid olur. Aynı şekilde şart ve rükünleri üzerine başlanan bir namaz da bazı sebeplerden dolayı bozulabilir. Bu şekilde namazın bozulmasına sebep olan şeylere “Müfsidat-ı salat” denir. Bir ibadet fasid ve batıl olduğunda yeniden yapılması vacip olur.

NAMAZI BOZAN ŞEYLER


1. Yanılarak, namazda olduğunu unutarak, uyuklayarak veya bilmeyerek az olsun çok olsun namaz esnasında konuşmak namazı bozar. Aynı şekilde bir toza üflemek veya bir şeyden bezginlik göstermek için “ üf’ “tüh” gibi sesler çıkarmak da namazı bozar. (Yüce Allah’ın korkusundan yahut cennet veya cehennemi hatırlamaktan dolayı ağlamak ve inlemek namazı bozmaz. Aynı şekilde; namaz kılmakta olan kimse, kendisini çağırana veya içeriye girmek için izin isteyen kimseye, namazda olduğunu anlatmak için “elhamdülillah” veya “subhanallah” dese yahut okuyuşunu aşikar yapsa, namazı bozulmaz.)
2. Kuran-ı Kerim veya hadis-i şeriflerde bulunmayan herhangi bir duanın namaz içinde okunması namazı bozar.
3. Yanılarak da yapılsa; selam almak veya selam vermek namazı bozar.
4. Namaz kılan bir kimseye “İleri git, yanında namaz kılacak kimseye yer ver” denildiğinde namaz kılan kişi de buna uyarak ileri giderse, bu kişinin namazı bozulmuş olur. Ancak kendiliğinden biraz çekilerek namaz kılacak kimseye safta yer açması namazı bozmaz.
5. Namaz içinde çok sayılan iş ve hareket (amel-i kesir ) namazı bozar. Amel-i kesir: Namaz kılan kimsenin namazda olmadığı fikrini verecek kadar çok hareket yapmasıdır.

6. Bir kimse namazda kendi imamından başka bir kimsenin okuduğu Kur"an’daki yanlışlığı veya takıldığı yeri düzeltse namazı bozulur. Fakat kendi imamı için düzeltme yapsa namazı bozulmaz.

7. Namaz kılan kişi bir rekâtta herhangi bir yerini, birbiri ardınca üç defa kaşısa namazı bozulur.
8. Gusül veya abdest almayı gerektiren bir durumun olması neticesinde namaz bozulur.

9. Namaz için necâsetten tahareti gerektiren bir durumun olması. Yani, namaz kılanın elbisesine, bedenine veya namaz kıldığı yere bir necâsetin bulaşmış olması namazı bozar.
10. Namazın farzlarından herhangi birisinin yapılmaması. Mesela; iftitah tekbiri almamak, kıraat farzını yerine getirmemek, rükû veya sücud yapmamak, ya da namazın sonunda teşehhüt miktarı oturmamak; başlanmış olan namazı bozan hâllerdendir.

11. Namazda iken mesh müddetinin dolması, yara iyileştiği için üzerindeki sargının düşmesi namazı bozar.
12. Bilerek veya bilmeyerek, namazda bir şey yemek, içmek, sakız çiğnemek, ağza şeker alıp eridikçe onu yutmak.
13. Namazda kişinin kendi işiteceği derecede gülmesi namazı bozar.
14. Namaz kılan kişinin, bilerek göğsünü kıbleden

çevirmesi namazı bozar. Sadece yüzün kıbleden çevrilmesi namazı bozmaz, fakat bu şekilde namaz kılmak mekruhtur.
15. Gerekli bir sebep olmaksızın namazda yürümek namazı bozar.
16. Özürsüz olarak imamın hizasından öne geçmek namazı bozar.

17. Özürsüz olarak öksürmek -iki harf çıkartacak şekildeyse namazı bozar.
18. Namazın bir rüknünü kılacak kadar bir süre avret yerinin açık kalması namazı bozar.
19. Tekbir getirilirken “Allahu Ekber” sözünün ilk harfini çekerek okumak. “Âllahu Ekber” demek gibi. Burada “Allah, en büyüktür” anlamı yerine, “Allah mı daha büyüktür?” anlamı çıkacağından, bu şekilde bir okuyuş, namazı bozar.
20. Su bulunmadığı için teyemmüm eden bir kimsenin, namaz kılarken suyu görmesi ve suyu kullanma imkânına kavuşması ya da mest üzerine mesheden bir kimsenin mesh süresinin sona ermesi veya namazda iken mestin, ayağından çıkması, namazı bozar.

21. Namazda “Ka’de-i ahire-Son Oturuş” farzı yerine getirilmeden, kalkılıp namaza bir rekât daha eklemek, namazı bozar. Fakat Ka’de-i ahire’den sonra yanılarak kalkıp bir rekât daha kılmak, namazı bozmaz. Ancak bu durumda ek rekâta da bir rekât daha ekleyip selam verilmelidir. Böylece son iki rekât, nafile kabul edilir. Çünkü son ka’de ile zaten namaz bitmiş sayılır.
22. Sorulan bir soruya namazda iken cevap vermek. Bu cevap, âyet ile de olsa namazı bozar.
23. Namaz sırasında bayılmak, cinnet getirmek.

24. Farz olan kıraati, Kur’ân-ı Kerîm’e bakıp okumak.
25. Sabah namazı kılınırken güneşin doğması, cuma namazı kılınırken ikindi vaktinin girmesi, bayram namazı kılınırken zeval vaktinin olması da başlanmış olan bu namazları bozan hâllerdendir.
26. Ağız dolusundan az olan bir kusuntu elde olmadan yutulursa namaz bozulmaz.

27. Şaşılacak, sevinilecek ya da üzüntü verecek herhangi bir habere; “elhamdulilah, subhanal- lah, lailahe illallah “ diyerek ya da herhangi bir şekilde karşılık vermek namazı bozar
28. İmama uyan bir kimsenin herhangi bir rüknü imamdan önce yapması namazı bozar (İmama uyan kimse, bu duruma çok ehemmiyet göstermeli ve hareketlerini imam başladıktan sonra yapmalıdır).

29. Manayı bozacak derecede âyetleri yanlış okumak namazı bozar. Bunun için namazda okunan yerlerin doğru okunmasına dikkat edilmelidir. Bunun için Fâtiha sûresi başta olmak üzere, ezberlenen her sûre ve duânın, güzel okuyan bir kimse önünde kontrol ettirilmesi gerekir.Şafiî ve Hanbeliler’e göre Fatiha dışındaki okuyuşlarda kasıtlı olmamak şartıyla meydana gelen hata sebebiyle namaz bozulmaz. Bu bakımdan, özellikle Fatiha’yı hatasız öğrenmeye, doğru ezberleyip doğru okumaya çalışmak iyi olur.
30. Aynı cemaatte bulunan bir kadının yanında veya arkasında olmak. Bu, erkeğin namazını bozar.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/namazi-bozan-seyler/

KUR’AN SÛFİLİKTEN NASIL BAHSEDER ?

Bazı insanlar vardır, duyduğu her meselenin Kur’an ve sünnette geçip geçmediğini sorar. Onlarda anlatılmayan her şeyi dinin dışında sayar. Bu yaklaşım ilmi yetersizlikten kaynaklanır.
Tasavvufun manasını ve muhtevasını iyice incelemeden onu tenkit edenler ise ilkin şu soruyu sorarlar: “Sûfî, şeyh, tasavvuf gibi kelimeler Kur’an ve sünnette geçiyor mu? Geçiyorsa göster, geçmiyorsa bunlar niye kullanılıyor? Onları dine ait bir kavram gibi göstermek doğru mu?”
Bu soruların cevabını anlamak için şu çok önemli: Azıcık dinî ilmi ve biraz insafı olan kimse bilir ki Kur’ân-ı Kerîm, hayatımız süresince kullandığımız bütün isim ve terimlerin bir arada toplandığı ansiklopedi değildir.


Kur’an, bir hidayet ve hakikat kitabıdır. Onda salihlerin ismi değil, sıfatlan anlatılır. Kalbini Kur’an’ın emir ve yasaklarına açabilen ve ona inanan her mümin için, Kur’an’da bir ilim ve edep mevcuttur. Ondaki ilim ve edebi ancak Allah’a dost olanlar alır.


Kur’an, müminler için bir zikir sebebi ve şifa kaynağıdır. İçinde güzel ahlâk anlatılmış ve müminler ona davet edilmiştir. Ayrıca, kötü sıfat ve ahlâklar zikredilip herkes onlardan sakındırılmıştır.
Kur’an, kendisiyle yüce Allah’a ibadet edilen bir kitaptır, onunla hareket yönü belirlenir ve Cenâb-ı Hak’a gidilir.Sünnet, Hz. Muhammed Efendimiz’in [sallallahu aleyhi vesellem] bizzat hayatında Kur’ân-ı Hakîm’in uygulanmış ve yaşanmış şeklidir. 

Kur’an, Cenâb-ı Hak’ın yeryüzüne emânet ettiği, her şeyi ölçecek en hassas bir teraziye benzer; sünnet bu terazinin göstergesidir, bir mihenk taşıdır; her meslek ve mesele onlarla ölçülüp değerlendirilir. Bu değerlendirmede güzel sıfatını alanlar güzel, çirkin hükmünü giyenler çirkindir.O halde bize gereken, bir şeyin ismini değil, o ismi taşıyanların sıfatlarını Kur’an ve sünnette aramak ve onların verdiği nota bakmaktır.

Şimdi sorunun cevabına gelelim: Evet, “sûfî” ve “tasavvuf’ kelimeleri Kur’an ve sünnette geçmiyor.
Ancak gerçek sûfılerin sahip olduğu bütün ilim, hâl ve ahlâk Kur’an ve sünnette ya açıkça
zikrediliyor veya işaret ediliyor. Aynı zamanda bunlar, duruma göre her mümine ya emir, veya teşvik
veyahut tavsiye ediliyor. Kısaca sûfîliğin iç yüzü İlâhî aşk, dış yüzü de güzel ahlâktır.
Tasavvuf, kâmil bir mürşid rehberliğinde ve onun nezaretinde terbiye almaktır. Bu terbiyenin
sonu da, olgun bir insan olmaktır. Bu olgun insana Allah adamı (ricalullah) denir.
Tasavvuf, dünya adamını Allah adamı yapma sanatıdır. Tasavvuf, kalbi fani şeylerden çözüp
yüce Allah’a bağlamaktır. 

Tasavvuf, aslını tanımış, benlik engelini aşmış, nefsini ıslah etmiş, İlâhî
sevgi ile tatlanmış, kalbi hür, gönlü Allah ile huzur bulmuş güzel insan yetiştirmektir.
Tasavvufun ne olduğunu anlamak ve bu konuda bir hüküm vermek için önce Kur’an ve sünneti
iyice incelemek gerekir. Sonra tasavvufun kurucuları olan sûfî mürşidleri tanımak gerekir.
Onların eserlerinde tasavvufun ne olduğu, neye dayandığı ve neyi hedeflediği yeterince anlatılmıştır.
Bunlardan daha önemlisi, kâmil bir mürşidin nezareti altında manevî terbiyeye girmektir. Bu
olmadan tasavvuf ancak kelimelerle tarif edilmiş olur, hakikatiyle anlaşılmış olmaz.


‘Mesleğiniz nedir?’ diye soranlara veliler, mürşidler şu cevabı verirler: Gel, gir, gör, tat ve anla!..
Tasavvuf tadılır ve anlaşılırsa, kişi o zaman taklitten kurtulur. Bu hâlin adı ise tahkik olur. Artık
başkasının sözünü sadece nakletmek değil, kendi müşahedesini anlamak önemlidir. İnançlar dilek
ve temenni olmaktan çıkar, yaşanan bir hayat olur.
‘Bu devirde kâmil mürşidler, rabbani âlimler ve geçek veliler kalmadı! Bulunması da imkânsız!..
’ dememeli.
Şu iyi bilinmelidir: Kıyamete kadar, İlâhî hükümleri ayakta tutacak ve onu yayacak bir topluluk
bu ümmetin içinden hiç eksik olmayacaktır.
Cemiyet halinde bu emanete sahip çıkılamasa da, İlâhî bir yardım ve destekle bazı veliler,
Kur’an ve Sünnet’in hükümlerini uygulayacaklardır. Zira din, yaşanarak anlaşılır ve yayılır. Yüce
Allah, bu dinî özel himayesine almıştır. İslâm dinî her devirde ve her kesimde mevcut olan Allah
dostlan, peygamber aşıkları tarafından hakkıyla hep temsil edilecektir.


Hz. Peygamber’in [sallallahu aleyhi vesellem] şu müjdeleri bunu gösterir: “Ümmetimden bir topluluk
kıyamete kadar Allah ’ın emrini ayakta tutmaya devam ederler. Onları terk edenler ve bu topluluğa
muhalif davrananlar, onlara bir zarar veremez. Bu, kıyamet emri gelinceye kadar devam eder.
Onlar insanlara daima üstün gelirler.


“Ümmetimden her devirde sâbikûn (hayırlarda önderlik eden kimseler) bulunur.
“Şüphesiz Allah Teâlâ bu ümmet için her yüz senenin başında, onlara dinlerini yenileyecek
(kalpleri nifâk ve gafletten, hâlleri bid"at ve mâsiyetten temizleyip kulları Allah’a sevk edecek)
kimseler gönderir.


Büyük ârif Ebû Nasr es-Serrac (k.s) (378/988) bu konuda şu güzel tespiti yapar: “Allah ve
Resulü, müminlere ait hangi sıfattan bahsetmişlerse o sıfata sahip insanlar her devirde her zaman
bulunur. Yoksa bulunmayan ve bulunmayacak bir şeyden bahsedilmesi uygun olmaz. Veliler hakkında
bahsedilen hal ve sıfatlar da böyledir.


Herhangi bir konu hakkında kesin ve doğru bilgi sahibi olmadan hüküm vermek yanlıştır.
Olumsuz hükümlerde bu daha da önemlidir. Hele konu Allah Teâlâ’nın halifesi ve Hz. Resûlullah’ın
[sallallahu aleyhi vesellem] vârisi kâmil bir insan olunca, durum daha fazla önem kazanır.

Bu konuda tasavvuf yolunun büyüklerinden Hucvirî (k.s) (470/1077) şöyle demiştir:
"Eğer tasavvufu inkâr edenler, sadece tasavvuf ve sûfı kelimesinin Kur ’an ’da bulunmadığını söylüyorlarsa bunda garipsenecek bir şey yoktur; bu doğrudur. Fakat tasavvufun içerdiği manayı ve ahlâkı inkâr ederlerse, o takdirde Hz. Peygamber ’in [sallallahu aleyhi vesellem] getirdiği dinin tümünü ve onun bütün güzel ahlâklarını inkâr etmiş olurlar.


“Taklit ehli olmayan velilere ve velayetinde yüksek kemalat seviyesine ulaşanlara “sûfı” denir. Bu kelime herhangi bir dil kaidesine göre türetilmemiştir. Çünkü sûfı kelimesinin çok geniş ve yüksek bir manası vardır. Onun manası sözle anlatarak değil, bizzat yaşanarak anlaşılır.
Tasavvuf yolunun önderlerinden İmam Kuşeyrî de (k.s) (465/1072), bu konudaki tartışmalara şu tespiti ile son vermek istemiştir:

Sûfı ve tasavvuf kelimelerinin hangi köklerden nasıl tiiretildiği ile uğraşmak yersizdir. Bu isim, halleri vey olları meşhur veliler topluluğuna verilmiş bir lakaptır.
Farklı isimlerle anıldıkları için sûfîleri, ayrı bir dine mensup zannetmek ve onları karanlık örgütler gibi tanıtmak yanlıştır. Bu anlayış, gerçeğe aykırıdır. Onların isimleri ne olursa olsun, en önemli sıfatları Allah dostu olmalarıdır.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/kuran-sufilikten-nasil-bahseder/

Bitcoin Piyasasında Neler Oluyor?

2009 yılında adını ilk duyurmaya başladığı dönemlerde insanların büyük bir kesiminin hayal ürünü olarak gördükleri Bitcoin bu süreçte kendilerine güvenen yatırımcılara ve madencilere çok ciddi kazanç kapıları aralamıştır. Son 1 - 2 yıldır bir kitle geç kaldıklarını düşündüklerinden bitcoin"in yükselişini, kazandırmasını uzaktan izlerken, bir kesim ise kazanç elde edebilmek adına yatırım riski alarak Bitcoin satın almayı tercih etmiştir. Bitcoin madenciliği çok zor bir hal almıştır. Kazım yapabilmek için ihtiyaç duyulan ekipmanların üst kalitede olması gerekliliği, döviz kurlarındaki dalgalanmalar nedeniyle ekipmanlar ve kazımın en büyük maliyetlerinden olan elektrik ücretlerine zam yapılması bitcoin madenciliğinden umudun kesilmesine neden olmuştur. Bitcoin Piyasasında Neler Oluyor diye son günlerdeki dalgalanmalara bakacak olursak, özellikle kısa süreli al - sat işlemleri yaparak gelir elde etmek isteyen veya Bitcoin alarak uzun bir süre beklemeyi göze alan kullanıcıların yaşadıklarına bakacağız.

Son Günlerdeki Bitcoin Dalgalanmaları

Ekim 2017 ile Kasım 2018 arasındaki dönemdeki Bitcoin değer analizini yaptığımızda piyasa değerlerinin o günden bu yana ilk kez 100 milyar dolar seviyesinin altına geldiği görülmektedir. Geçtiğimiz 24 saat içerisinde 5390 dolar seviyesine kadar düşen bitcoin 24 saatte yaklaşık % 11,75 değer kaybetmiştir. Bu durum haliyle yazımızın başında bahsettiğimiz bitcoin yatırımcılarını üzmüştür. Bu düşüş oranlarının özellikle küçük çaplı yatırımcılarda panik satışlarına neden olduğu da bilinmektedir. Piyasada toplam 17,38 milyon adet Bitcoin bulunmaktadır. Bazı uzmanlara göre amaç panik satış yapılmasını sağlayarak büyük yatırımcıların dipten alım yapmasıdır. Bu sayede olan küçük yatırımcının parasına olmakta, düşük fiyatlardan alım yapan büyük balıklar ise paralarına para katmaktadırlar. Bu gibi durumlarda panik satışı yapmamak adına iyi analiz yapılması önemlidir. Kendiniz analiz yapabilecek kadar kategoriye hakim değilseniz mutlaka isabet oranlarının yüksekliğini daha önceden teyit ettiğiniz Bitcoin Analiz Siteleri ile karşılaştırmalar yapınız.

Günümüzde düşük kurundan bahsettiğimiz Bitcoin"in çok yakın geçmişte 17 Aralık 2017 tarihinde fiyatı 20.089 dolara kadar çıkmıştı. Bu dönemde piyasa değeri ise yaklaşık 336,43 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bitcoin sonrasında kripto para piyasasında en yüksek piyasa değerine sahip paralar arasında 18,45 milyar doları ile Ethereum ve sonrasında 15,52 milyar dolar ile XRP gelmektedir. Piyasadan gelir elde edebilmek dalgalanmaları takip ederek, dezavantajı avantaja çevirerek çok daha kolay olacaktır.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/bitcoin-piyasasinda-neler-oluyor/

Yayınevlerinin Genel Kültür Kitapları

İnsan dünyaya geldiklerinde hiçbir şeyi bilmeden doğar ve hayatları boyunca çevresinde gördükleri, kendi yorumladıkları ve okuyup öğrendikleri ile bilgilenirler. Kazanılan en güzel bilgi insanın kendi kendine deneyim kazanarak edindiği bilgi ve bununla birlikte okuduklarından öğrendiği bilgilerdir. Kitaplar her yaşta insana büyük değer katar. Ufkun genişlemesine ve genel kültürün artmasına vesile olan kitapların çıktığı yayın evleri de çok önemlidir. Yayın evleri dergi, kitap ve buna benzer yazılı yayınların hazırlandığı kurumlardır. Ülkemizde yaklaşık 1750 yayınevi olduğu bilinmektedir. Farklı konular üzerinde yayınlar hazırlayan yayın evlerinin okuyucuya sunmak için hazırladığı kitaplarda da belirli bir kriter olmalıdır ve kişilere değer katacak yayınlara öncelik verilmelidir. Yayın evlerinin kişilere kazandırdığı en güzel değer hiç şüphesiz genel kültür kitapları aracılığıyla sunulur. Yayınevlerinin genel kültür kitapları başlığıyla sayfamızda yer verdiğimiz bu yazı ile genel kültürünüze katkı sağlayacak kitap önerileri ile devam edeceğiz.

Genel Kültürü Arttıracak Kitap Önerileri

Hayat telaşı içinde yorulduğunuz ve bunaldığınız zamanlar olacaktır. Bu gibi zamanlarda insana en güzel sığınağın kitaplar olduğunu unutmayın. Okuma tercihinizi belirlerken kendinizden bir şeyler bulmanızı ve kendine bir şeyler katmanızı sağlayacak kitaplara yönelmeniz çok daha doğru olacaktır. Bu aşamada genel kültürünüzü geliştirecek kitaplar size iyi gelebilir.

Aşk ve Ölüm Üzerine (Patrick Süskind)

İnsanların var olma sebeplerinden ikisi olan aşk ve ölümün konu alındığı bu kitap mutlaka okunması gereken kitaplar arasındadır. Kitapta yazarın aralara serpiştirdiği öyküler sayesinde anlatmak istedikleri çok kolay ve etkili şekilde okuyucuya geçer. Anlatımda Platon ve Sokrates gibi düşünürlerin fikirlerine de yer verilmektedir. Kitabın genelinde ölümün yüceltildiği aşkın ise tabiri caizse yerden yere vurulduğuna şahit olabilirsiniz.

Tarihi Değiştiren Olaylar (Ali Çimen)

Tarihin yön almasında oldukça etkili olan olayların anlatıldığı bu eşsiz eser sayesinde genel kültürünüzün yükseltilmesine katkı sağlayacaksınız. Bu kitap yazarın tarihi değiştirenler serisinin ilk kitabıdır ve bittikten sonra seride bulunan diğer kitapları da mutlaka okumanızı tavsiye ederiz.

Kadınlar (Charles Bukowski)

Kadınların bilinmeyen yönlerini açıkça ortaya çıkaran bu kitapta yazarın hayatına giren kadınlar ile ilgili edindiği bilgilere yer verildiği görülmektedir. Kitabın asıl güzel olan yönü yazarın cesur bir dille insanların kendine kabul ettirmekte güçlük çektiği yönlerinin yüze vurulmasıdır. Yalın anlatıma sahip, mizah unsurları ile de zenginleştirilmiş bu kitap yazarın da en çok tartışma konusu olan ve okunma sayılarının da yüksek olduğu bir kitaptır.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/yayinevlerinin-genel-kultur-kitaplari/

ATM (Bankamatik) Para Yuttu, Ne Yapmalıyım?

Bankamatikler gündelik hayatımızı kolaylaştırmaktadır. Teknolojilerinin gelişmesine bağlı olarak adeta bir banka şubesi aracılığı ile yapılabilecek tüm işlemler günün her saatinde bankamatikler sayesinde yapılabilmektedir. Fakat bu cihazlar ne kadar geliştirilmiş olursa olsun donanımsal, teknik veya sistemsel hatalar verebilmektedir. Bu hatalar ise bazen işlemlerin tamamlanmamasına neden olabiliyor. İnsanların özellikle para yatırma ve para çekme işlemlerinde bu tarz sıkıntılar yaşadıklarında stresli bir süreç yaşadıkları bilinmektedir. Dış etmenlerden kaynaklı bu durumun hırsızlık amacıyla yapıldığının düşünülmesi ise süreci daha da çekilmez bir hale sokmaktadır. ATM (Bankamatik) Para Yuttu, Ne Yapmalıyım konusunu bu süreci biraz daha rahat geçirmeniz amacıyla hazırladık. Dikkat edeceğiniz noktalar ATM"de para sıkışması durumunda sizleri rahatlatacaktır.

Belirttiğimiz yöntemler ve dikkat edeceğiniz hususlar ile çözüme ulaşamadığınız durumlarda yazımızın hemen altında yer alan yorum bölümü ile bizlere ulaşabilirsiniz. Kısa sürede anlatmış olduğunuz soruna çözüm önerisi ileteceğimizden emin olabilirsiniz. Çeşitli nedenlere bağlı olarak ATM"de paranızın kalması durumunda önceliğiniz bir süre cihazın önünden ayrılmamak olmalıdır. Bazı durumlarda cihaz hatayı gidererek 1 - 2 dakika içerisinde sıkışan parayı iade edebilmektedir. 1 - 2 dakika içerisinde cihaz paranızı iade etmediyse ve ATM banka şubesinin hemen dışında bulunan cihazlardan ise mesai saatlerinde olmanız durumunda hemen şubeye giriniz. Banka görevlilerinden bu konu hakkında yardım isteyiniz. Banka görevlileri işleyişe göre hemen müdahale ederek paranızı iade edebileceği gibi, gün sonunda ATM"deki para sayımı işlemini tamamladıktan sonra sizinle vermiş olduğunuz iletişim bilgileri ile irtibata geçerek iade sürecini de başlatabilirler. Bazı bankaların işleyiş nedeniyle bu durumlar için dilekçe talep ettikleri bilinmektedir. Dilekçe istenmesi oldukça makul bir talep olup kişinin  5 - 10 dakika ayırarak bu işlemi tamamlaması gerekir.

Şube Dışı ATM Para Yutması

Bankamatiklerin para yutması elbette her zaman mesai saatleri içerisinde ve şubelerin önünde gerçekleşmiyor. Bu gibi durumlarda yaklaşık 15 dakika bankamatik önünden ayrılmayın. Durumu bu sürede banka müşteri hizmetlerini cep telefonunuzdan arayarak bildirin. Bu süreçte saat, atm bilgilerini doğru anlatmaya özen gösterin. Görüşmeleriniz kayıt altındadır. Para Grup Merkezleri tarafından hafta içi günlük olarak gerçekleştirilen atm kontrollerinde, sayım esnasında sizin belirttiğiniz rakam cihazda fazla çıkması durumunda iade süreci hızlı bir şekilde başlatılacaktır. Bu noktada anlattıklarımız sizlerin atm paramı yuttu konusu için panik yapmamanız adına yeterli gelecektir. 

[zombify_post] - https://bilmisler.com/atm-bankamatik-para-yuttu-ne-yapmaliyim/

Bir Kadın Nasıl Sevilir?

Bir Kadın Nasıl Sevilir konusunu internette arattığınızda eminim çok süslü cümleler ile karşılaşacaksınız. Adeta şiirleri andıran anlatımlarla ele alınan bu yazılar elbette hem kadınların hem erkeklerin yaşamak istediği duygulardır. Fakat biz bu yazımızda konuyu biraz daha realist yönleriyle ele alarak, ilişkide iki tarafın mutluluğunun da gözetilmesi gerekliliği üzerinde duracağız. 

Genellikle bir kadını sevmeyi bilmeyen erkeğin gerçekten adam olarak görülemeyeceği düşüncesi var olsa da bu bana göre doğru değil. Toplumumuzda kadınlar ve erkekler yetiştirilme açısından farklılıklar gösterse de her birinde eksiklikler olduğunun farkındayız. Yani bana göre bir erkek babasından annesini nasıl sevdiğini izlerken, bir kadın nasıl sevilir konusunda kendisini geliştirmektedir. Babası annesine iyi davranmıyorsa, bir eş olmasının getirdiklerini veremiyorsa erkeğin bunu öğrenerek büyümesi elbette mümkün olmayacaktır. Kadını sevmeye bilmeyen erkek bana göre elbette olabilir, önemli olan bir kadını nasıl seveceğini öğrenmek isteyen ve bunu başarmak için kendinden fedakarlık yapmasını bilen, dünya benim etrafımda dönüyor demekten kaçınabilmektir. Hep kadın fedakarlık yapar ana düşüncesi ile yetiştirildik. Elbette kadın erkeğe göre biraz daha fedakar bir yapıya sahiptir. Fakat kadına bu fedakarlıklarının mükafatını vermek ise erkeğin görevidir. Bu ise bir kadın nasıl sevilir öğrenerek manevi doygunlukla başarılabilir.

Kadını Sevmek

Günümüzde sosyal medya kullanımının artması ile sevgi dahil bir çok konu maddiyata bağlandı. İnsanlar sevdiklerine yolladıkları pahalı hediyeler, aldıkları farklı tasarım çiçekler ve onları götürdükleri lüks restaurantlar ile sevgi gösterisi yapmaya başladılar. Bunu büyük bir kitlenin yapıyor olması ise hiç şüphesiz sanki gerçek sevgi bu gibi bir algı oluşturmaya başladı. Toplumda büyük bir kitle yanlış yapıyorsa siz de biliyorsunuz ki bir noktadan sonra yapılan yanlış insanlarda aslında doğru imiş gibi bir izlenim uyandırmaktadır. Sosyal medyanın dezavantajlarının başında da bu gelmektedir. Belki çoğunuza ağır gelecek ama bize eşimizi nasıl seveceğimizi unutturdu.

Bu durum özellikle dar gelirli vatandaşın kendisini çok daha geri çekmesine neden oluyor. Dar gelirli arkadaşım sana sesleniyorum pahalı hediye almıyorsun, farklı çiçekler yollamıyorsun diye bir kadın nasıl sevilir bilmiyorsun demek değil. Senin de yapabileceklerin var. Hatta senin yapacakların maddi değeri olanlardan çok daha önemli ve güzel emin olabilirsin. Sevmek pahalı hediyeler almak değil, tene dokunmak değil.. Ona sadık olmak, ona güzel sözler söyleyebilmek, yaptığı bir işe yardımcı olabilmek onun için elini taşın altına koyabilmek kimi zaman. Kimi zaman karşıdakine sevdiğini söylemenin yolu seni seviyorum demek değildir, sevdiğini gözlerinle dahi anlatabilmektir.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/bir-kadin-nasil-sevilir/

Guatr, Nedeni, Belirtileri ve Tedavisi

Boynun ön kısmında adem elması olarak anılan kıkırdak yapının altında tiroid bezi yer almaktadır. Kelebek şeklinde olan salgı bezi vücudun sağlıklı çalışması için gerekli olan fonksiyonların bir kısmından sorumlu olan hormonları üretmektedir. Tiroid bezinin çeşitli nedenlere bağlı olarak hasar görmesi ve sonrasında büyümesi guatr olarak adlandırılır. Büyüme tiroid bezinin tamamında olabileceği gibi değişik yapılarda da görülebilir. Bizler bu yazımızda sizlerin fikir alabilmeniz için Guatr, Nedeni, Belirtileri ve Tedavisi hakkında detayları paylaşacağız.

Guatr Belirtileri

Guatr belirtisi olarak en yaygın şekilde boynun ön bölgesinde tiroid bezi nüyümesi nedeniyle ortaya çıkan yumru veya şişkinliktir. Hafif vakalarda tiroid fonksiyonları normal olup farklı belirtiler göstermez. Ciddi vakalarda en sık karşılaşılan belirtiler arasında;

  • Nefes alırken duyulan hırılı 
  • Boğaz ağrısı 
  • Boyun bölgesinde bulunan damarlarda şişme 
  • Baş dönmesi 
  • Kalbin normalden hızlı atması 
  • Adet düzensizliği
  • Terleme 
  • Sinirlilik 
  • Cilt kuruluğu 
  • Öksürük 
  • Horlama 
  • Boğazda sıkılık hissi 
  • Çabuk yoruluyor olmak 
  • Yutkunma zorlukları 
  • Ses kısıklığı 
  • Adem elması olarak anılan bölümde şişlik

Guatr Nedenleri

  • Çeşitli nedenlere bağlı olarak yaşanan iyot eksikliği 
  • Şalgam, turp, soya fasülyesi, ıspanak gibi guatrojen besinlerin sık tüketiliyor olması 
  • Genetik nedenler 
  • A vitamini eksiklikleri 
  • Gerektiği kadar çalışmayan tiroid bezleri 
  • Tiroid hormonu üretimi için gerekli olan enzimlerin vücuttaki eksikleri 
  • Tiroid bezinin iltihaplanması 
  • Tiroid bezinin normalden fazla çalışması

Gebelik ve menopoz dönemlerinde, bağışıklığı zayıf olan kişilerde ve radyasyona maruz kalanlarda guatr riski fazladır. Bunun haricinde yapılan araştırmalar iyot eksikliği yaşanan bölgelerde, sigara içenlerde, 50 yaş üstü kişilerde ve kadınlarda da sık guatr rahatsızlıklarına rastlandığını ortaya koymuştur.

Guatr Tedavisi

3 farklı yöntem uygulanmaktadır.

İlaçla Guatr Tedavisi

Tiroid hormonu eksikliği nedeniyle yaşanan guatrlarda tiroid hormonu ilaç ile verilmektedir. Hormon fazlalığı varsa üretimi baskılayacak ilaçlar tercih edilmektedir.

Radyoaktif İyot İle Guatr Tedavisi

Aşırı tiroid bezi durumlarında tercih edilen yöntemde iyot ağız yoluyla alınmaktadır. Radyoaktif iyot tiroid bezine ulaştıktan sonra guatr küçültülmesi için tiroid hücrelerini parçalar.

Guatr Ameliyatı

Boyunda baskı oluşturacak kadar büyüyen guatr, ilaç tedavisine cevap vermediği durumlarda, yumrularda kanser oluşma riski varsa, yumrular 2 - 3 cm"den büyük ise ameliyat uygulanır. Bu yöntemde tiroid bezinin hasar görmüş bölgesi çıkarılabileceği gibi tamamının çıkarıldığı vakalarda mevcuttur.


[zombify_post] - https://bilmisler.com/guatr-nedeni-belirtileri-ve-tedavisi/

Yengeç Burcunun Özellikleri

Yengeçler biraz çelişkili yapıya sahiptirler. Mizah duyguları güçlü olup, gülmeyi severler. Yardım etmeyi sevmeleri arkadaş canlısı yönlerinden gelmektedir. Aslında sizi tam olarak tanımayan birisi melankolik görüntünüz nedeniyle acı çektiğinizi düşünebilir. Belirgin özellikleriniz arasında başkasına karşı anlayışlı davranmanız gelmektedir. Yengeç için mantıktan ziyade sezgi ön plandadır. Kendilerini dışarıya karşı koruma altına alan yengeçler ay tarafından yönetilen tek zodyak burç olma özelliğini de taşıyorlar. Yengeç burcu genel özellikleri arasında toyluk ve aşırı güven meyli de yer almaktadır.

Yengeçler özellikleri nedeniyle iş hayatlarında çeşitli sıkıntılar yaşayabilir. Ağızlarının sıkı olması bazen farklı yorumlanabilir. Aşık bir yengeçin yapmayacağının olmaması nedeniyle sadece sevgi ile yönetilebildiklerini söylemek yanlış olmayacaktır. Burçlar kuşağında yapılan analizler en iyi aşçıların bu burçtan çıktığını göstermektedir. Dostlalarına karşı yakınlık ve ilgi göstermeyi severler. İş ilişkilerinde sakin oldukları kadar arkadaş canlısıdırlar da. Yengeçlerin en büyük tehlikeleri güvensizlik ve huysuzluktur. Güneş yengeç burcundadır. Esasen bu durum yaşam için verilen savaş açısından iyi bir görünüme sahip değildir. Bu durum kişinin rüyalar aleminde yaşamasına tembelleşmesine neden olur.

Yengeç Burcu Kadını

Hoş bir mizaca sahip olan yengeç burcu kadını iyi niyetli, dürüst, evcimen ve sıcak kanlıdır. Maceraya düşkün oldukları kadar romantik olmaları da özellikleri arasındadır. Geleneklerine, alışkanlıklarına, ailesine ve evine bağlıdırlar. Genel olarak analiz edildiklerinde anaç bir profil çizdiklerini söyleyebiliriz. Bu da ideal annelerin bu burçtan olmasına olanak tanımaktadır. Sezgileri kuvvetlidir. Duygusal anlamda hassas olan yengeç burcu kadını etrafındakilerin onlara karşı hissini kolayca fark edebilirler. Çevresindeki insanlarda çok daha fazla iyi niyet göstergesi görmek isterler.

Cömert oldukları halde savurgan değildirler. Tasarruf yaparak birikim yapmayı severler. Maddi anlamda güçlü olmayı isterler. Başkaları ile ilgili konularda fikir yürütmekten hoşlansalar da kendileri hakkında konuşulmasından hoşlanmazlar. Eleştirilmeyi hiç sevmezler. Bu da olumsuz yönlerini kabul etme esnasında zorlanmalarına neden olur.

Yengeç Burcu Erkeği

Yengeç burcu erkeği yapı olarak mağrur, dürüst, ağır başlıdır. Duygusal olarak da hassastırlar. Sevgi ve saygıya fazlasıyla önem verirler. Çevresindekiler onlar için her zaman değerlidir. Onlara yardımcı olabilmek adına gayret gösterirler. Onların zayıf noktalarından kesinlikle yararlanmazlar. Aksine onlara destek olurlar. Pratik ve keskin zekaya sahiptirler. Analiz yeteneklerinin gelişmesi olayları kolayca çözümlemelerine olanak sağlar. Alkolle araları iyidir. Duygusal olmaları sevdiklerinde tam sevmelerine ve kolayca vazgeçmemelerine neden olmaktadır.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/yengec-burcunun-ozellikleri/

15 Kasım 2018 Perşembe

Dolama Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Dolama Nedir?

Pronişi olarak da adlandırılan dolama genellikle tırnak ucu derisinin travması, tırnak yeme ve manikür nedeniyle ortaya çıkar. Genel olarak bakteriler nedeniyle ortaya çıkan durum hakkında tüm konuları ele alabilmek adına Dolama Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi başlıklı yazımızı hazırlayacağız. Dolama kronik ve akut olmak üzere iki tür görülür. Akut dolama genelde tek bir tırnakta görülürken kronik dolama tek bir tırnakta birden fazla kez görülebilir. Kronik olan iyileşmeyeceği gibi tekrar oluşmaya devam edecektir. Tırnakların kenarında meydana gelen enfeksiyona dolama denir. Dolama halk arasında parmak iltihabı olarak da adlandırılmaktadır. Parmak iltihap nedeniyle şişer ve ağrır. İltihabın kemiğe kadar işlediği durumlar da görülmektedir.

Dolama Nedenleri

Dolama nedenleri arasında ilk sıraları bakteriyel enfeksiyonlar almaktadır. Nadiren mantarlar nedeniyle de görülen dolama herpetik dolama olarak da yaşanmaktadır. Herpetik dolama için elin oldukça nadir görülen viral enfeksiyonu olarak bahsedebiliriz. Bulaşık yıkama, parmak eme, kimyasal irritanlara maruz kalma gibi durumlar dolama nedenleri arasında yer almaktadır.

Dolama Belirtileri

  • Aşırı terleme 
  • Titreme
  • Genel bir hastalık hali 
  • Kas ağrıları 
  • Enfekte olan bölgedeki cildin gergin ve parlak görünümü 
  • Yorgunluk 
  • Şişkinlik 
  • Kızarıklık 
  • Enflamasyon 
  • Enfekte olan parmağın zonklaması

Dolama Tedavisi

Parmaklardaki dolama tedavisinin hızlı gerçekleşmesi için hareketsizlik ve yüksekte tutma önerilmektedir. Uzman kontrolünde antibiyotik kullanımı da mümkündür. Elin kalp seviyesinde ve mümkünse daha yukarıda tutulması bölgedeki şişliği azaltacaktır. Bunu başarmak için aparat veya bandaj kullanabilirsiniz. Sigaranın eldeki kan akışını % 42 oranında azaltması nedeniyle sigaradan uzak durulmalıdır. Sigara kullanımına devam edilmesi iyileşme kabiliyetini azaltacaktır. Zonklamanın önüne geçebilmek için ağrı kesici ilaç kullanılabilir.

Cerrrahi tedavi

Dolama tedavisi için genellikle basit yöntemler tercih edilmektedir. Fakat virüs nedeniyle oluşan ve günlük hayatı zorlaştıran vakalarda cerrahi tedavi uygulamaları gerekebilmektedir. Dolama oluşma nedeninin virüs olması durumunda hekim iltihabı cerrahi müdahale ile akıtmayı tercih edebilir. Parmakta dolama tedavisi için cerrahi yöntem olarak genellikle patlatma yöntemi tercih edilmektedir. Bu yöntemde iltihap biriken deriye bisturi kullanarak kesik atılmaktadır. Sebebi belirlenemeyen dolama tedavisinde son çare olarak bu yöntem tercih edilmektedir. Fakat belirttiğimiz üzere virüs kaynaklı dolama tedavisi için tercih edilecek ilk yöntem budur.


[zombify_post] - https://bilmisler.com/dolama-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi/

İnşaat Mühendisliği DGS Sınavı

Lise eğitimini tamamladıktan sonra dört yıllık lisans programları yerine iki yıllık örgün ya da açık öğretimde yükseköğretim programlarına kayıt olan ve bitiren kişiler, eğitimlerini dört yıllık lisans eğitimi ile tamamlamak için DGS sınavına girerler. Açılımı Dikey Geçiş Sınavı olan bu sınav ÖSYM tarafından düzenlenen ve yine yerleştirmesi aynı kurum tarafından yapılan bir sınavdır. Üniversitelerin inşaat mühendisliğine geçiş yapabilme imkânı veren iki yıllık programlarından mezun olan öğrencilerde İnşaat Mühendisliği DGS Sınavı ile bu geçişi sağlayabilmektedirler. Her yıl düzenli olarak düzenlenen ve farklı birçok bölüme dikey geçiş yapılmasının önüne açan DGS sınavı öğrenciler için oldukça önemli bir sınavdır. Bu yazımızda DGS sınavı ile inşaat mühendisliğine geçiş yapabilecek bölümler ve inşaat mühendislerinin hangi işleri yapabildiğine dair bilgilere erişebilirsiniz.

DGS İnşaat Mühendisliğine Geçiş Bölümleri

ÖSYM tarafından yapılan yükseköğretim geçiş sınavı sonucu ile üniversitelerin açık öğretim ya da örgün öğretim programlarından inşaat mühendisliğine geçiş imkanı veren bir program bitirip mezun olan kişiler, DGS aracılığıyla inşaat mühendisliğine geçiş yapabilirler. Bu kişiler yerleştikleri lisans programının üçüncü sınıfından okumaya devam ederler. Eğer iki yıllık programda görmesi gereken ama görmediği ders varsa bu dersleri alarak tamamlamak zorundadırlar. Ayrıca inşaat mühendisliğinin tercih edildiği üniversitede yabancı dil eğitimi zorunluluğu varsa öğrenciler ilk önce yabancı dil hazırlık programına tabi tutulur. İki yıllık üniversite programlarından inşaat, inşaat teknolojisi, inşaat teknikerliği, geoteknik, betin teknolojisi, istihkam, demiryolu inşaatı ve işletmeciliği, raylı sistemler, raylı sistemler yol, raylı sistemler yol teknolojisi, raylı sistemler teknolojisi, jeoteknik teknikerliği, yapı, yapı denetimi, yapı inşaat ve yapı denetim yardımcılığı bölümlerini bitirenler DGS ile inşaat mühendisliğine geçiş yapabilirler.

İnşaat Mühendisleri Ne İş Yapar?

İnşaat mühendisliği lisans eğitimini başarı ile tamamlayıp mezun olan kişiler inşaat mühendisi unvanı alırlar. Sektörde oldukça kısa sürede iş bulabilme imkanına sahip olan bir mühendisliktir. Hem özel sektörde hem de kamuda inşaat mühendislerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bir kuruma bağlı olarak çalışmak istemeyen inşaat mühendisleri kendi şirketlerini kurarak sektörde çalışmaya devam edebilir. İnşaat mühendislerinin alanları ile ilgili katıldıkları eğitimler ve aldıkları sertifikalar kendilerini geliştirmeleri adına son derece önemli bir adımdır. İnşaat mühendisi bir inşaat projesinin her adımını belirleyen kişidir. Yapının kurulacağı alanın uygunluğundan projenin çizimine, kullanılacak malzeme hesabından çalışacak iş gücü planlamasına kadar her süreç inşaat mühendisi onayı ile yapılır. Gerekli durumlarda proje üzerinde değişiklik yapma hakkı vardır. Ayrıca çalışanları iş güvenliğini sağlamakla da yükümlüdür. 

[zombify_post] - https://bilmisler.com/insaat-muhendisligi-dgs-sinavi/

Modern Kadın Modern Köle Mi?

Geçmiş dönemlerde köle sahiplerinin çalıştırdıkları kölelerini barınma ihtiyaçlarını karşılayarak karın tokluğuna çalıştırmaktaydı. Şimdilerde ise çalışanlar belirli bir saat karşılığında maaş, emek, yol yardımı gibi ihtiyaçlarını alarak hayatlarını devam ettiriyorlar. Modern dönemin köleleri olarak ifade edilen bu kişiler takip edildiğinde yaşamlarının neredeyse büyük bir çoğunluğunun çalışamaya endeksli olduğu görülüyor. Normal şartlarda insanlar yaşamlarını devam ettirmek için çalışmaları gerekirken günümüzde artık çalışmak için yaşamak zorundaymışız gibi bir algı ortaya çıkıyor. Bu tablo özellikle kadınlar söz konusu olduğunda çok daha ağır diyebiliriz. Kadınların iş hayatında çok daha fazla söz sahibi olması güzel bir durum ancak ana görevleri olan annelik ve kadınlık ile bir araya geldiğinde kadınlar için çok daha zor bir süreç haline geliyor. Çalışan ve kendi ayakları üzerinde duran modern kadın modern köle mi oluyor diye aklı karışanlar için hazırladığımız yazımızda kadın yüküne ve kadının modern kölelikten nasıl kurtulacağına ilişkin bilgilere yer verilmektedir. 

Kadının Toplumdaki Görevleri

Kadınlar hem çocuk hem kariyer yapabileceğine dair kendinden emin olan güçlü varlıklardır. Bu yükün altından her ne kadar başarıyla kalkabilseler de çok yoruldukları ve birer köleye dönüştükleri gerçeği değişmez. Kadının işinde profesyonel bir iş kadını, evinde ise profesyonel bir anne ve eş olmak zorunda olduğuna inanılır. Kadın eve geldiğinde yemekten, temizliği, çocuk bakımından eşinin bakımına, kendi ihtiyaçlarının karşılanmasından tüm ailenin ihtiyaçlarına kadar her süreci yürütmekle görevlidir. Sosyal düzen içerisinde kadına yüklenen görev ve sorumluluklar o kadar fazladır ki kadın aile huzur bozulmasın ve her şey düzenli gitsin diye tüm bu yükü omuzlarına alır. Ataerkil bir toplum olmamızdan kaynaklanan nedenler ile kendi toplumumuzda kadınlar ne yazık ki daha fazla kölelik pozisyonuna düşmekte ve buna maruz bırakılmaktadır.

Kadını Modern Kölelikten Kurtarmanın Yolu Nedir?

Kadınların modern kölelikten kurtulması için ilk şart kadının eğitilmesi ve kendi ayakları üzerinde durmasının desteklenmesidir. Birisine muhtaç şekilde bu eş ya da aile bireyleri olabilir, yaşamaya çalışmak kadın için en büyük kötülüktür. Kendi parasını kazanan kadın daha özgürdür ve daha fazla söz sahibi olur. Bu aşamada önemli olan bir diğer detay ise kadına çalışma şartları konusunda adil davranılmasıdır. Kadın olduğu için daha farklı bir muamele ile karşılaşması kabul edilemez. Çalışan ve hayata değer katan kadınlar aynı zamanda birer ev hanımı olabilirler. Bu aşamada da eşler ve ailede bulunan tüm bireyler kadının yükünü paylaşarak ona destek olmalıdır. Aile demek paylaşmak demektir ve tüm yük kadın omzuna bırakılırsa o çok güvendiğiniz çatı hiç ummadığınız bir günde başınıza çökebilir. 

[zombify_post] - https://bilmisler.com/modern-kadin-modern-kole-mi/

En İyi Bitcoin Analiz Siteleri

İlk olarak adını 2009 yılında duyuran Bitcoin o günlerde yatırım yapanlara ve bitcoin elde etmek için kazım yapan madencilere sabırlı olmaları durumunda ciddi gelirler kazandırdı. Şüphesiz 2018 yılında insanların sanal ortamda ve etraflarında bitcoin ile ciddi kazanç elde eden kişileri görmeleri kripto para piyasasına olan ilgiyi arttırmıştır. Kripto paraların piyasası günümüz şartlarında döviz kurları gibi düşünülebilir. Döviz kurlarının yükselen mi yoksa aşağı trend mi göstereceği bilinmeyeceği gibi kripto paralar için de aynı şeyleri söylemek mümkündür. Trendler en iyi ihtimalle analiz siteleri aracılığı ile tahmin edilebilir. Piyasada bir çok bitcoin analiz sitesi bulunmaktadır. Fakat yararlanmak istediğiniz analiz sitesi seçiminde belirli kriterleriniz olması başarı oranınızı arttıracaktır. Analizleri geçmişten günümüze kadar sıralayarak geçmişteki analizlerinde isabetli sonuçlar elde etmiş siteleri tercih etmek her zaman önemlidir. Bizler bu yazımızda sizler için sektörde yaptığımız derlemelere En İyi Bitcoin Analiz Siteleri başlığı içinde yer vereceğiz. Bunun haricinde bitcoin ile ilgili olduğunuz için bilmeniz gereken siteleri de tanıtacağız.

Bitcoin Haberleri ve Analizleri

Bitcoin ile gelir elde edebilmek için yakından tanımalı, nasıl çalıştığı ve nelere dikkat edildiğinin bilinmesi yararlı olacaktır. Bunların bilgi aktarımını yapan internet üzerinde yüzlerce site vardır. Bu sitelerin haricinde sayfamız aracılığı ile yeni oluşturduğumuz Bitcoin kategorisini takip etmeniz sizlerin daha ayrıntılı bilgiye sahip olabilmeniz açısından önemlidir.

https://en.bitcoin.it/wiki/Main_Page

https://bitcoin.org/tr/

https://bitcoinfoundation.org/

http://bilmisler.com/bitcoin

Bitcoin Sanal Cüzdanlar

Bitcoin biriktirdiğinizde sanal cüzdanlar kullanarak saklayabilirsiniz. Bitcoin depolamanıza olanak sağlayan farklı yöntemler bulunmaktadır. Bilgisayara kuracağınız cüzdan yazılımlarında bitcoin saklayabileceğiniz gibi kurulum gerektirmeyen web tabanlı seçenekleri de değerlendirebilirsiniz.

Web ortamında bitcoin depolamak için:

https://www.blockchain.com/tr/wallet

https://www.coinbase.com/

Bilgisayarınızda bitcoin depolamak için:

https://bitcoin.org/tr/indir

https://multibit.org/

https://electrum.org/#home

https://www.bitcoinarmory.com/

Bitcoin Borsaları

Geçmişte bitcoin madenciliği daha kolayken kazım yapmak oldukça karlıydı. Fakat günümüzde kazım yapmanın zorlaşması nedeniyle standart donanımlar ile bitcoin kazmak gelir elde etmeniz için yeterli değil. Bu noktada bitcoin yatırımı yapmak için satın almanız gerekiyor. Satın almanın avantajını örnekle açıklamamız gerekirse 1 Ocak 2018 tarihinde 1000 dolar karşılığında bitcoin satın almış olsaydınız günümüzde ortalama 70.000 dolarınız olacaktı. Bitcoin borsaları arasında TL ile bitcoin satın alabileceğiniz sistemler de bulunmaktadır.

https://www.btcturk.com/

https://www.mtgox.com/

https://www.bitstamp.net/

https://www.bitcoin.de/en?cr=1

https://www.bitcoinarmory.com/

[zombify_post] - https://bilmisler.com/en-iyi-bitcoin-analiz-siteleri/

Arsa Tapulu Daireye Kredi Veren Bankalar

Günümüzde ev sahibi olmak geçmişe nazaran sürekli olarak zorlaşmaktadır. Fakat Türk halkı yapısı gereği bir şekilde kiradan kurtulmak, iyi kötü kendi evinin sahibi olmak isteğini her zaman sıcak tutmaktadır. Bu nedenle genelde ilk tercih edilen yöntem ev alırken konut kredisi kullanmak olmaktadır. Konut kredisi kullanabilmek için çeşitli şartları hem sizin hem alacağınız evin yerine getirmiş olması gerekiyor. Bizler bu yazımızda konut kredisi kullanmak isteyen okuyucularımızdan sık gelen Arsa Tapulu Daireye Kredi Veren Bankalar sorusuna yanıt vereceğiz. Yani arsa tapulu bir ev satın almak istediğinizde konut kredisi kullanabilir misiniz bunun cevabını vereceğiz.

Arsa tapulu eve konut kredisi kullanılır mı?

Ev sahibi olmak istemesine rağmen bunun için yeterli nakit parası olmayan kişilerin ilk olarak bankaların verdikleri konut kredilerini tercih ettikleri bilinmektedir. Konut kredisi kullanabilmek için hem krediyi kullanacak kişinin hem de alacağınız evin banka tarafından belirlenen koşullara uygun olması gerekmektedir. Bu uygunluk konut kredilerinin diğer kredi türlerine göre çok avantajlı olması nedeniyle aranmaktadır. Örneğin bir ihtiyaç kredisi ile konut kredisini kıyasladığımızda çok daha cazip faiz oranları ve uzun vadeler sunulduğunu görebiliyoruz.

Konut kredisi kullanmak istediğinizde bankalar alacağınız evi kullandırdıkları finansman için teminat olarak alırlar. Yani tapu sizin üzerinize geçse de aldığınız konuta banka tarafından ipotek koyulmaktadır. İşte bu noktada arsa tapulu ev satın almak istediğinizde banka tarafından bu ev teminat olarak kabul görür mü konusu akıllara gelmektedir. Konut kredisi kullanabilmeniz için banka tarafından alacağınız eve ipotek koyulması için alacağınız evin kat mülkiyetli tapusu veya kat irtifaklı tapusu olması gerekmektedir. Alacağınız evin tapusunun bu şekilde olması durumunda banka tapu üzerinde ipotek koyabilecektir. Tapuda mesken olarak gözükmeyen yani arsa tapulu eve banka kredisi kullanmak istediğinizde bankalar sizlere kredi kullandırımı yapmayacaktır.

Fakat bu söylediklerimiz arsa tapulu ev aldığınızda konut kredisi kullanamayacak olduğunuzu düşündürmesin. Farklı bir eviniz olması durumunda evin tapusu bankaların eve ipotek koyabilmesi için uygun olması durumunda konut kredisi kullanmanız için göstereceğiniz diğer ev teminat olarak kabul görecektir. Bankaların büyük çoğunluğu toprak tapulu evlerin alımında konut kredisi kullanmak isteyen müşterileri için bu uygulamayı kabul etmektedir. Bunun için en net bilgiyi bankaları gezerek öğrenebileceğiniz gibi, kredi kullanımında bankaların sundukları standart oranların dışında pazarlık yaparak çok daha avantajlı sonuçlar elde edebileceğinizi de kesinlikle unutmamalısınız.



[zombify_post] - https://bilmisler.com/arsa-tapulu-daireye-kredi-veren-bankalar/

Aslan Burcunun Özellikleri

Kişiliğinde asaleti, ihtirası, yiğitliği, yaşam gücünü ve canlılığı yasıtan aslan burcu sakin görüntüsü, sıcaklığı ve canlı hareketleri ile tanınmaktadır. Güçlü yapıları sayesinde kendilerinden asla şüpheye düşmezler. Genelde doğru öğütler verirler ve bunları paylaşmaktan hoşlanırlar. Aslan Burcunun Özellikleri öğütlerini paylaşırken iyi niyetlidir ve karşıdakinin bunu dinlemek isteyip istemediği onun için önemsizdir. Yapısı herkese hoş gelmeyen aslan burcunun öğüt paylaşımı bazılarına hoş gelmez. Eleştiri yaparken karşıdakini kırıp kırmadığı onun için önemsizdir. İnandığı fikre ters olan fikirlerin doğruluğunu kabul etmemek için çabalarlar. Hakimiyet hırsları hemen anlaşılan aslan burcu kendi kararlarının hatasız olduğunu düşünürler. Herkese, her şeye hükmetmek isteyen aslan burcu büyük problemleri çözerken dahi sakindir.

Enerji kapasiteleri ve dışa dönük olmaları bakımından koç burcuna benzeyen aslan burcu hayatın odak noktası kendilerini seçerler. Herkesin buna uymalarını beklemeleri de insanlara garip gelen detayları arasında yer almaktadır. Lükse ve hovardalığa düşkün olmaları nedeniyle pahalı şeyler almak isterler. Kazandıkları parayı harcama konusunda savurgandırlar. Zor evlenmelerinin haricinde evlendiklerinde kontrolün kendilerinde olmasını isterler. Duygusal ilişkileri analiz edildiğinde etkin ve coşkulu bir yapıya sahip oldukları anlaşılmaktadır. Karşıdakini elde edebilmek adına risk alabilirler. İyi bir semtte oturmak, pahalı ve büyük bir eve sahip olmak onlar için önemlidir.

Aslan Burcu Kadını

Aslan burcu kadınlarının iyi niyetli, mağrur, cesur, dürüst ve kendine güvenen bir yapıları vardır. Diğer insanların da dürüst olmalarını beklerler. Bunun dışına çıkan insanlardan kısa sürede soğur ve uzaklaşırlar. Rol yapmayı ve buna bağlı olarak farklı görünmeyi seven aslan kadını bunu adeta oyun gibi görür. Dişiliğini ön plana çıkarmak yerine hoş sohbetlerini ve sempatik yönlerini ön plana çıkarırlar. Neşeli, enerjik ve canlıdırlar. Yeni insanlarla tanışmaktan ve onlarla dostluk kurmaktan hoşlanırlar. Dostluk kuracakları insanları özenle seçerler. Herkesle yakınlaşmayan aslan kadını iyi niyetinin suistimal edilmesini sevmez.

Kısıtlanmaktan hoşlanmayan aslan burcu kadını özgürlüğüne düşkündür. İş konusunda başarıları çalışmaktan büyük keyif almalarından kaynaklanmaktadır. Savruk ve cömert olan aslan burcu kadını giyimine ve süsüne çok para harcaması nedeniyle kolay para biriktiremez. Ailesine ve eşine sadık olan aslan burcu kadını çocuklarına da düşkündür.

Aslan Burcu Erkeği

Pratik, ılımlı, romantik, sevecen ve zeki tavırları ile aslan burcu erkeği ön plana çıkmaktadır. Övülmekten ve iltifat almaktan fazlasıyla hoşlanır. Kızgınlığı gelip geçici olsa da kızdığında patlama şeklinde tepki gösterebilir. Neşeli ve hareketli olmaları dost aranmasına aranan kişi olmalarını sağlamaktadır. Lüksü sevmelerinin yanında rahatlarına düşkündürler. 

İşlerinde detaycı ve sorumluluk sahibidirler. Yönetmeyi sevmeleri emir almaktan hoşlanmamalarına neden olmaktadır. Kolayca popüler olabilirler. İyi bir dinleyicidirler. Girişken yapıları çevrelerinin çok geniş olmasına neden olmaktadır. Evine bağlı ve evlilikten hoşlanan yapıları vardır. Sevecen ve çocuklarına düşkün yapıları vardır. Cömerttirler.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/aslan-burcunun-ozellikleri/

14 Kasım 2018 Çarşamba

TASAVVUF NEDİR ?

TASAVVUFUN KAYNAĞI KUR’AN ve SÜNNETTİR

Hedefi Allah rızası olan bir hareketin, İlâhî ölçülere uyması şarttır. İlâhî ölçüler, Kur’an ve Sünnet ile belirlenmiştir. Kur’an ve sünnetin ortaya koyduğu ölçülerin tamamına İslâm denir.

Allah Teâlâ İslâm’dan başka bir din, yol ve hareketi kabul etmeyeceğini açıkça bildirmiştir.351 Peygamber olarak gönderdiği resûlü Muhammed Mustafa [sallallahu aleyhi vesellem] ise, dinî hayatımızda kendisinin konumunu şöyle belirlemiştir:

“Kim, hakkında bizim (açık veya işaret yollu) emrimiz (ve müsaademiz) olmayan bir iş yaparsa o, (kişi ve işi Allah katında) reddedilir.”

Bu delilleri okuyan veya işiten bir kimse, tabii olarak şu soruları sorabilir: İslâm’dan başka hiçbir şey Allah katında kabul görmüyorsa, farklı isimlerle hayatımıza giren fıkhî mezheplerin ve terbiye yollarının (meşrep) yani tarikatların durumu nedir? Bunların İslâm ile alakası nedir?

Eğer İslâm’ın bir parçası iseler, niçin farklı isimlerle anılıyor ve anlatılıyor? Bu değişik isimler ve ekoller dinî birliği bozmuyor mu? Din bir değil mi? Bu farklı yollar da neyin nesi?

İslâm tarihinde mezhepler ve tasavvuf hakkında bu tür sorular hep sorula gelmiştir. Bu sorulara kısaca şu cevabı verebiliriz: Bütün hak mezhepler ve meşrepler, asla bir din değildir. Ancak dinin tefsirinden ve yaşanmasından ibarettir. Hiçbiri dinî tahrif ve tahrip etmez. Aksine dine hizmet eder. Her :k: yol da İslâm’ın içtihat yapılmasına imkân verdiği konularda, din yolunda mühim vazifeler görmüştür.

Konumuz tasavvuf olduğu için biz, mezhepleri değil meşrepleri yani tasavvufi yolun ne olduğunu ele alacağız.

Her şey den önce tasavvufun doğru anlaşılması gerekir. Tasavvufu bir tabu gibi göstermek yanlıştır. Tasavvuf akılla aniaslamaz. dille anlatılamaz, yanına yanaşılamaz bir şey değildir.

Tasavvufun kelime olarak tarifi kolaydır fakat yaşantı olarak tatbiki zordur. Tasavvuf tenkide açıktır. Doğru ve yerinde tenkitler tasavvufu batıl inançlardan temizler. Yanlış ve usulsüz tenkitler ise fitne olur, düşmanlık ateşini alevler. Tasavvufa hem adım atan hem de taş atan onu iyi tanımalıdır. Yoksa birisi cehalet, diğeri de gaflet ile kul hakkı yemiş, insana haksızlık etmiş olur. Bu ise aynı dünyayı paylaştığı bir insana değer vermemek, onu hiç saymaktır.


Öncelikle şunu kabul etmek gerekir: Tasavvuf yeni bir din değildir. Dinî yeni bir anlayışla takdim şeklidir. Bu takdim her devre göre az-çok değişse bile, değişmeyen şey onun temel usulü ve hedefidir. Tasavvuf terbiyesi, Allah ve Resûlü"nün [sallallahu aleyhi vesellem] öğrettiği edep üzere kurulmuş manevî bir ahlâk eğitim sistemidir. Bu sistemin hedefi, takva ve edeple Allah Teâlâ’nın rızasına ulaşmış olgun insan yetiştirmektir.


Tasavvuf terbiyesinin merkezinde olgun bir mümin (mürşid-i kâmil) bulunur. Bu kişiye mürşid denir. Mürşid insanları terbiye yetkisini halktan değil, Cenâb-ı Hak’tan alır. İnsanları terbiye etme işi, ilim ve irfan ister. Gerçek anlamda terbiye görmeyen kişi, bir başkasını terbiye edemez.
Bu anlamda büyük mürşid, Ebû Hafs Haddad (k.s) tasavvufun ne olduğunu kısaca şöyle tarif etmiştir: “Tasavvuf bütünüyle edepten ibarettir. İnsanın yaşadığı her anın, her halin ve her makamın kendine göre bir edebi vardır. Bu edebe her zaman riayet eden kimse, Allah dostu olur.


Edebi korumayan kimse, her ne kadar kendisini güzel bir halde zannetse bile, esasen onun Allah katında yeri ve bir değeri yoktur. Bu kimse kendisinin İlahî huzurda kabul gördüğünü düşünse de, aslında oradan çok uzaktadır.


İnsanın terbiye edilip eğitildiği bu okula, samimiyetle girilir. Sabredip bu eğitime devam edenler Allah’ın izniyle hedefe ulaşır, İlâhî dostluk diplomasını alır. Nihayet bu okuldan edeple mezun olur.
Burada terbiyeden gaye, insana ulaşmak ve onu İlâhî terbiye ile buluşturmaktır. İslâm’ın her daveti insan içindir. Dolayısıyla her insanın yaratılışı (fıtrat) farklı farklıdır. Her insanın Allah ile muhabbeti ve münasebeti taşıdığı yaratılışına göre farklılık arz eder.


Bunu mürşid olan Allah dostlan, “Allah "a giden yollar mahlukatın sayısıncadır ” sözleriyle anlatırlar. İşte tasavvuf büyükleri, dinin asıllarından hiçbir taviz vermeden değişik usuller kullanarak, insana ulaşmaya ve onu keşfetmeye, kabiliyetlerini ise ortaya çıkarmaya çalışmışlardır.
Mürşidlerin, bir müridin Allah vergisi yeteneklerinin ne olduğunu ortaya çıkaracak bu eğitim sürecine “seyrü sülük” denir.


Tasavvuf büyükleri terbiye metotlannı Kur’an ve sünnetten almışlardır. Bununla beraber insanlığın ortak değerlerini ve tecrübelerini kullanmışlardır. Bu yaklaşımlarında ise “Hikmet müminin yitik malıdır, nerede bulursa onu almaya en fazla hak sahibi odur hadisini esas almışlardır.


Yine dinimizin tasvip ettiği örf, adet ve maslahat gibi prensiplerden de istifade etmişlerdir. Bizden önceki dinlerin İslâm dinince değiştirilmeyen ölçülerini ve ahlâkî değerlerini gerekli oldukça değerlendirmişlerdir. Bütün bunları yaparken şu temel kuralı devamlı göz önünde bulundurmuşlardır: “Ana ilkelerde taklit yasaktır. Fakat, ilkelerin gerçekleşmesine yardımcı olacak taktik ve metotlarda taklit etmek serbesttir.


Nitekim, Hz. Resûlulah Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem], Hendek harbinde İran bölgesinde yaşayan Farisîlerin hendek kazma usulünü benimsemiş ve kullanmıştır.
Bunu savaş sırasında ve başarılı olmak için yapmıştır. Güzel sonuç da almıştır. Bir ibadetin hedefine hizmet eden şeyler, o ibadet gibi kıymetlidir. Tasavvuf büyüklerinin uyguladıkları usuller de bu maksatladır.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/tasavvuf-nedir/

Osmanlıda Kanunnameler

Temel kanunnâmeler

Fatih Sultan Mehmed Kanunnâmelerinden başlayarak Sultan Bayezid, Sultan Selim e Sultan Süleyman Kanunnâmelerinin birbirlerini tamamlayıcı biçimde gelişerek devam etmeleri Osmanlı Devletinin örgütlenmesi ve sosyo-ekonomik düzenin başlıca hukukî temellerinin daha başlangıçta atıldığını ve hukuksal yapının bu temeller üzerine geliştiğini göstermektedir.


Fatih Mehmed"in Kanunnamesinde kısaca ve parça parça işlenmiş konular Sultan Selim Kanunnamesi paragraf 1ar ve özel bölümler biçimini almıştır. Kanuni Sultan Süleyman Ka- nunnâmesi"nde de bir çok sorun Sultan Selim Kanunnamesi"ne göre daha eksiksiz ve daha detaylı olarak ele alınmış ve Osmanlı toprak hukukunda takip edilecek uygulamaları daha boyutlu yansıtmaktadır.


Bütün bu yasalarda aynı biçim ve yapı korunmuş, tanımlar, hükümler, kurallar, yükümlülükler ise gelenekler ve görenekler halinde anlatılmış bulunmaktadır. Yine bu kanunnâmelerin ceza hükümlerinde Şer"î hukukta yer alan suç unsurları (öğeleri ) aynen korunmuş olmakla beraber hükümdara tanınan bazı yetkilere dayanarak had cezalarında farklı bazı değerlendirmeler yapılmıştır.


Devlet-i Aliyye-i Osmâniye"nin temel kanunnâmeleri olan "Fatih ve Sultan Süleyman kanunnâmeleri"nin tensih edilmiş birçok nüshaları bulunmakla beraber onaylı nüshaları ortada yoktur. Bununla beraber H. 1005 tarihli bir adaletnamede açıkça "Ecdâd-i "izam’ımdan Sultan Süleyman Han... zaman-i iktidarlarında kanunname yazılub beher şehirde olan kadılar mahkemesinde kanunname-i hümayun vaz" olunmağla.." hususunun belirtilmiş olması tasdikli kanunnâmenin hem varlığını ve hem de yaygınlaştırılmış olduğunu kanıtlıyor.


1- Fatih Sultan Mehmed Kanunnâmeleri "Saray ve yönetimin protokol kuralları, devlet görevlilerinin padişahla olan ilişkileri, rütbe almalan, ödenekleri, tekaüdiyeleri, cezalandırılmaları gibi konular, köylü kesimi"nden vergi ve harçların toplanış biçimi, miktarları, mirî toprak statüsü ve reaya"nın mirî topraklar üzerindeki tasarruf hukuku, timarlı sipahîTer gibi askerî ve İdarî zorunluluklarla yükümlü değişik tabakaların durumu, serbest tımarları ilgilendiren kurallar, şehirlerde zanaatkar ve ticarî faaliyetin uygulanışı" ile ilgili kurallar, yükümlülükler, hükümler ve cezaları belirtmektedir. Bu özellikleri daha sonra yapılan yasalann da çekirdeğini oluşturmuştur.


2- Sultan II. Bayezid döneminde yapılan düzenlemeler "Kitab-ı Kavânîn-i Urfiyye-i Osmaniye"
ismiyle yazıya geçirilmiştir. Bu kanunnâmenin ilk bölümünde Fatih Kanunnâmele- n"ndeki ceza kanunu genişletilmiştir, ikinci bölümde sipahilerin reâyâ"dan alacakları vergiler; has ve tımar arazilerinden alman harçlar, yayalarla müsellemlere dair kanunlar; üçüncü bölümünde de reâyânm hakları, topraklann kullanımına dair yeni hükümler getirilmiş bulunmaktadır.


3. Sultan Selim Kanunnamesi, Fatih Sultan Mehmed ile Kanuni Sultan Süleyman"ın kanunnameleri arasında bir bağlantı ve geçiş sayılabilir. Yavuz Sultan Selim"in hükümdarlık dönemi Anadolu vilayetlerinde hukukî düzenin sağlanması, birçok vilâyet kanunnâme-lerinin çıkarılması açısından çok yoğun bir faaliyete sahne olmuştu.

 Aslında bu tür özel kanunnâmelerin her biri daha sonra yapılacak geniş bir hukuksal düzenlemenin ilkeleri olarak mevcut gelenek hukuku ile ekonomik, sosyal ve politik değişimler içeren yeni kuralların hukukî düzen içinde bağdaştırılmaları demektir.


Kanunname başlıca dört kısımdır. Birinci kısımda ceza hukukuna ait "zarar-ziyan, kusur, kabahat ve suçlar için ceza ve yükümlülükler"i düzenleyen hükümler; ikinci kısımda "köylü kesimin ödeyeceği vergi, narh ve harçların miktar ve ödemeleri" hakkında kurallar; üçüncü olarak narh ve pazardaki alışveriş üzerine harçların toplanmasını ayarlayan kurallar; dördüncü olarak da "şehirlerde zanaat ve ticarî faaliyeti düzenleyen kurallar ve bunların ihlâli halinde ödenmesi gereken cezalar" anlatılmaktadır.


4. Kanunî Sultan Süleyman Kanunnâmesi, kendisinden öncekilerin, özellikle Fatih Kanunnâmeleri ve Selimname"48nin genişletilip sistemleştirilmiş, "tımarların sahip oluş biçimleri, sahib-i arz tımarlı sipahilerin askerî mecburiyetleri, hak ve hukukları, badihava vergileri, azab ve valak"ların durumları" gibi köylü reayanın sosyal ve askerî örgütlenmesi üzerine birçok yeni kısımlar eklenmiş şeklidir.


Kanunî Sultan Süleyman Kanunnâmesi, Sultan Selim Kanunnamesi"nin bazı bölümlerini aynen almakta, bazen de biçim ve yapısını korumakla beraber daha da geliştirip açıklamaktadır. Bununla beraber reaya kesiminin tarım üretiminden alınan şer"î vergiler ve "rüsûm-i raiyyet" denilen örfî vergilerin, koyun vergisi (âdet-i ağnam), kışlık otlakların (resm- i kışlak), otlakların (resm-i otlak), kovanların (resrn-i kovan), 

Anadolu Eyâleti"nde değirmenlerden alman vergilerin, konar-göçer, yörük, yaya ve müsellemlerin statüleri, ceza hukukunda suçlar ve müeyyidelerini ilgilendiren bölümlerin içerikleri ve yasanın bütününü oluşturan hukuksal yapı korunmuş bulunmaktadır.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/osmanlida-kanunnameler/

Axess Kredi Kartı Başvurusu Nasıl Yapılır?

Doğru kullanıldığında kredi kartı kullanmanın avantajları bir hayli fazladır. Fakat yanlış kullanım, ödeyebileceğiniz tutarlardan çok daha y...