26 Ekim 2018 Cuma

Meyve Kabuklarının Faydaları

Meyveler sağlık açısından oldukça faydalı olan birer vitamin deposudur. Meyve türüne göre içerdiği vitamin ve mineralin değişiklik gösterdiği bilinir. Bilinen bir diğer önemli konu ise meyvelerin bazılarının vitamininin asıl kabuğunda olduğudur. Çoğu kişi meyve kabuklarını düşünmeden çöpe atar. Eğer çöpe attığınız o kabukların ne kadar değerli ve bol vitaminli olduğunu bilseydiniz inanın kıyamazdınız. Soğuk algınlığından mide rahatsızlığına kadar birçok hastalığın tedavisinde de kullanılabilen meyve kabukları sinirlerin yatıştırılması aşamasında bile son derece etkili. Doğal birer ilaç gibi işinize yarayacak bazı meyveler ve bu meyve kabuklarının faydaları nelermiş gelin hep birlikte göz atalım.

Şifa Deposu Olan Bazı Meyveler ve Kabuklarının Faydaları

Elma Kabuğu

Elma he kabuğu hem de kendisi yararlı olan bir meyvedir. Gerçek anlamda fayda sağlanmak isteniyorsa mutlaka kabukları ile birlikte tüketilmesi önerilir. Kan şekeri üzerinde dengeleyici bir etkiye sahip olduğu için özellikle diyabet hasatları adına mucizevi bir meyve olduğu söylenebilir. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kansere karşı koruyucu bir etkisi vardır.

Kivi Kabuğu

Kivi ince tüyleri olan bir kabuğa sahiptir. Kivi kabuğu yenir mi diye söylenenleri duyar gibiyim. Haklısınız kivi kabuğu ağıza alıp yenmek istendiğinde hoş olmayacaktır ancak kabuğu öğütüp içeceklere karıştırarak tüketilesi mümkündür. Kivi kabuğu etkili kimyasal bileşenler bulundurduğu için bakterilerle savaşma konusunda çok iyidirler. 

Portakal Kabuğu

Portakal kabuğunun özellikle üst kısmında bulunan limonene isimli yeri UV ışınlarına karşı müthiş etki gösterir. Düzenli olarak her hafta bir çay kaşığı kadar da olsa portakal kabuğu tüketen kişilerin deri kanserine yakalanma ihtimalleri çok düşüktür. Bu faydasına ek olarak kolesterol dengeleyici görevi de vardır. Kötü kolesterolü düşürür, kan basıncını düzenleyerek kan dolaşımının hızlanmasında etki gösterir.

Armut Kabuğu

Kendisinden çok kabuğu faydalı olan meyvelerden birisi armuttur. Armut kabuğunda yüksek oranda antioksidan vardır. Bu özelliği sayesinde kanserli olan hücrelerin büyümesini engeller. 

Nar Kabuğu

Nar meyvesi her derde deva niteliğindedir. Kanseri başta sayalım birçok hasatlığa karşı koruyucudur. Nar kabuğunda ellagik asit vardır ve bu asit meme kanseri başta olmak üzere neredeyse her kanser için önleyici faydalar sağlar. 

Muz Kabuğu

Muz kabuğu cilt için dost sayılır. İçerdiği yüksek orandaki potasyum sayesinde cildin güzelleşmesini sağlar. Muz kabuğu kaynatılıp suyu içilirse psikolojik anlamda da rahatlama sağlamaktadır.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/meyve-kabuklarinin-faydalari

25 Ekim 2018 Perşembe

Yumurta Üzerindeki Kodlar Ne Anlama Geliyor?

Bir süredir satın aldığınız yumurtaların üzerinde kırmızı renkle yazılmış kodlar olduğunu görüyorsunuz. Hala bu kodların ne anlama geldiğini ve neden yazıldığını bilmeyen birçok kişi bulunuyor. Bu sebeple yumurta üzerindeki kodlar ne anlama geliyor başlığı altında bu konuya değinip, bilgi sahibi olmak isteyenleri aydınlatacağız. 

Öncelikle belirtmek gerekir ki yumurta üzerine kod yazma uygulamasına 2017 yılında başlanmıştır. Bu uygulamanın başlaması için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Türk Gıda Kodeksi’nin resmi gazetede yayımladığı Yumurta Tebliği etkili olmuştur. Yumurtaların kalitesini ortaya koyan yetiştirilme şeklinin anlaşılması için çıkarılmış kod sistemi, tüketicilerin lehine gelişen bir uygulamadır. Yayınlanan tebliğe göre üzerinde kod bulunmayan yumurtaların satışına izin verilmemektedir. Bilinçli birer tüketici olarak siz de üzerinde kod bulunmayan yumurtaları almaktan kaçınmalısınız. Yumurtanın üzerinde yazan kodlardan ne anlama geliyor diyorsanız bu yazı tam size göre.

İyi Yumurta Nasıl Anlaşılır?

İyi ve kaliteli yumurta almak isteyenler artık bunu kolaylıkla ayırt edebilecekler. Yumurtanın yetiştirildiği yer ve ortam hakkında bilgiler sunan kodların anlamlarını öğrenirseniz karşılaştığınızda seçim yapmanıza fayda sağlayacaktır. İşte yumurta kodları ve anlamları;

0 ile Başlayan Kod

Eğer yumurta üzerindeki kod 0 ile başlıyorsa bu yumurta için tam anlamıyla organik olduğunu söyleyebiliriz. Tavuk serbest şekilde dolaşır ve kullanılan yem organiktir. Bu yumurtaları veren tavuklara kesinlikle hormon verilmemiştir. Yumurtalar içerisinde en kalitelisi, en lezzetlisi ve en pahalısı 0 ile başlayan koda sahip olanlarıdır. 

1 ile Başlayan Kod

Bu kod numarası tavuğun gezen tavuk olduğunu gösterir. Tavuklar serbest şekilde gezebilen tavuklardır ancak bu grup için yemlerde GDO kısıtlaması bulunmaz. Ayrıca tavuklarda hormon olup olmadığı da tam olarak bilinemez. Kaliteli yumurta sıralamasında 2. Sırada bulunurlar.

2 ile Başlayan Kod

Bu grupta yer alan yumurtaların toplandığı tavuklar kümeste bakılır. Kümes denildiğinde küçük bir alan düşünülmesi yanlış olur. Geniş bir kümes içinde dolaşabilen tavuklardır. Bu grup için de hormon ve GDO kısıtlaması getirilmemiştir. 

3 ile Başlayan Kod

Ne yazık ki bu koda sahip olan yumurta için en sağlıksız olanı diyebiliriz. Tavuklar kümeste yetişir ve hormon ile GDO sınırlaması yoktur. Organik şartlardan uzak oldukları için sağlıklı yumurta sıralamasında en sonda yer alırlar. Fiyat olarak da en ekonomik olan yumurtalardır.  

[zombify_post] - https://bilmisler.com/yumurta-uzerindeki-kodlar-ne-anlama-geliyor

24 Ekim 2018 Çarşamba

Canan Karatay Sabah Kahvaltısı Menüsü

Prof. Dr. Canan Karatay son yıllarda zayıflama konusunda yaptığı sivri yorumlar ile insanların dikkatlerini üzerine çekmeye devam ediyor. Bazıları Karatay tarafından bahsedilenleri dikkate alıp uygularken, bir kitle de diğer uzmanların önerilerinden farklı olması nedeniyle uygulamaktan çekiniyor. Bizler bu yazımızda merak edenler için Canan Karatay Sabah Kahvaltısı Menüsü hakkında detaylar paylaşacağız. Bu sayede ekmek tüketimi yerine farklı ürünler tüketerek kendinizi aç bırakmadan da kilo verebileceksiniz. Diyet programında insanların kolay kilo almalarına neden olduklarından şeker ve ekmek tatlı zehirler olarak anılmaktadır.

Ekmek Tüketmeyin, Ceviz Tüketin

Bazı diyet programlarında az fakat sık yemek yenilmesi tavsiye edilirken Karatay diyetinde sürekli yemek yenmemesi üzerine vurgular yapılmaktadır. Sık yemek tüketilmesi ve bunun harcanmaması insülin direncinin kırılmasının önüne geçmektedir. Bu söylediklerimiz kesinlikle az yemek yemenin doğru bir davranış olduğunu düşündürmesin. Kişi öğün atlamadan sofradan mutlaka tok kalkmalıdır. Kahvaltının en önemli öğün olduğu ve Karatay diyetine göre sağlam bir kahvaltı yapmanız gerekliliği unutulmamalıdır.

Diyet programında ekmek tüketilmiyor olması, ekmeğin insülin direncini arttırması nedeniyledir. Sabah kahvaltısının sağlam bir şekilde yapılması vücudun gün içerisinde leptin hormonu salgılamasına olanak sağlayacaktır. Hormon salgılanması yağların ara öğün olarak harcanmaya başlamasına neden olacağından kişi çabuk acıkmaz. Karatay diyetini direkt olarak diyet programı olarak görmek yerine yaşam biçimi olarak algılamak gerekir. Sağlıklı bir yaşam sürebilmek adına programda bahsedilen tüm detaylara hayatın her aşamasında dikkat edilmesi gerekmektedir.

Canan Karatay Diyetinde Yasak Olan Durumlar

  • Diyabetik ürünlerin tüketilmesi
  • Az ve sık yemek tüketimleri
  • Tatlandırıcı olan ürünler, şeker ve şekerli gıdaların tüketimi
  • Pişmiş havuç, pirinç, patates tüketimi
  • Kavrularak tüketilen kuruyemişler
  • Karpuz, kavun
  • İncir, muz, üzüm
  • Glisemik oran açısından yüksek olan gıdalar 
  • Alkollü içecekler 
  • Hareket yapmamak 
  • Meyveli yoğurtlar 
  • Diyet olanlar dahil meşrubatlar 
  • Öğütülmüş olarak tüketilen tahıllar
  • Marketlerde satılan yumurtalar ve tavuklar
  • Fabrikasyon olarak üretimi gerçekleştirilen salam, sosis ve sucuklar
  • Ara öğünler oluşturulması
  • Sofradan doymadan kalkmak


[zombify_post] - https://bilmisler.com/canan-karatay-sabah-kahvaltisi-menusu

23 Ekim 2018 Salı

El Temizleme Jeli Nasıl Yapılır?

El temizliği oldukça önemli bir konudur. Ellerinizi yıkamanız gerektiğinde uygun bir yer bulamadığınızda yardımınıza el temizleme jelleri koşmaktadır. El temizleme jeli ellerin temizlenmesi ve kendinizi rahat hissetmeniz için faydalı bir üründür. Dışarıdan satın almaya kalktığınızda maliyetli oluşu ve içeriğine tam olarak güvenmeyişinizden kaynaklı tereddüt yaşanabilir. Busebeple evde kendinizin hazırladığı el temizleme jelini gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Şimdi gelin hep birlikte el temizleme jeli nasıl yapılır görelim.

Ev Yapımı Antibakteriyel Jel

El temizleme jelleri özellikle okul, hastane ya da alışveriş merkezleri gibi kalabalık mekanlarda kullanmak için çok uygundur. Sağlığınızı korumanız açısından da bir o kadar faydalı olduğu için doğal yollarla hazırlanmış olan ürünlerin kullanılması önerilir. Genellikle ev yapımı hijyen ürünlerinde aloevera jeli kullanıldığı görülmektedir. Bunun nedeni aloejera jelinin kıvamlı olması ve karışıma katılan diğer yağların cilt tarafından kolay emilmesinin sağlanmasıdır. Ev yapımı el temizleme jelleri bu özelliği ile kullanıldıktan sonra ellerde yağlı bir his bırakmaz. Aynı zamanda yağların ciltte iyi bir şekilde emilmesinin sonucu olarak eller nemli kalır ve yumuşacık olur. 

Alkolsüz ve Doğal Antibakteriel Jel Tarifi

Malzeme Listesi

  • Kapaklı şişe
  • Doğal aloevera jeli (2 çorba kaşığı)
  • Su (170 ml)
  • Tarçın Yağı (10 damla)
  • Okaliptus Yağı(10 damla)
  • Limon Yağı(10 damla)
  • Kekik Yağı(10 damla)
  • Karanfil Tomurcuk Yağı (10 damla)

Hazırlanışı

İlk olarak karışımı hazırlayacağınız kapaklı şişenin hazırlanması gerekmektedir. Sonra şişe su ile doldurulur ve ardından aloevera jelinin tamamı suya karıştırılır. Aloevera jelinden sonra malzeme listesinde yer alan yağların hepsi karşıma ilave edilir. Tüm malzemeler bir araya getirildikten sonra şişe kapağı dikkatlice kapatılarak çalkalamaya başlanır. Çalkalama işlemi ile jelin kıvam alması ve tüm yağların birbirine karışması sağlanmaktadır. Bu sebeple çalkalama işlemi önemlidir aceleye getirilmemesi gerekir. Çalkalama sonrasında jeliniz kullanıma hazır olacaktır. Çantanızda taşıyabileceğiniz küçük şişelere doldurarak yanınıza alabilirsiniz. Hazırlanan bu jel karışım ile ellerinize bulaşan bakterilerin ve virüslerin sağlığınızı tehdit etmesine izin vermemiş olacaksınız. 

[zombify_post] - https://bilmisler.com/el-temizleme-jeli-nasil-yapilir

Nesli Tükenmekte Olan Bitkiler

Her canlı türü gibi bitkilerde de nesli tükenme tehlikesi yaşayanlar vardır. Doğal güzelliklerin yok oluyor olmasının verdiği üzüntü tarif edilemez. Bitki türlerinin neslinin tükenmesindeki en büyük faktör ne yazık ki insanlardır. Bilinçsiz tüketim, yanlış gübre kullanımı, ormanlık alanların tahrip edilmesi ve diğer çevresel faktörler sonucu birçok bitki türü olumsuz şekilde etkilenmektedir. Tüm bu nesneler göz önüne alınarak konu hakkında hassa davranılması gerektiği unutulmamalıdır. Şimdi sizlere nesli tükenmekte olan bitkiler hangileridir örneklerle belirtmeye çalışacağız.

Yok Olma Tehlikesi Altındaki Bitkiler

Kardelen

Kardelen bitkisinin bazı hastalıklar üzerinde olumlu etkisi olduğu bilinmektedir. Bu sebeple ilaç yapımında kullanabilmek için toplandığı görülür. Bunun yanında bazı kardelenlerin süs bitkisi olarak yurt dışına ihraç edildiği de bilinmektedir. Fazla tüketim sonucu nesli tükenme tehlikesi altına giren bu bitki türü için toplanması ve satılması ile ilgili kısıtlamalar getirilmiştir. 

Likya Orkidesi

Bu özel bitki türü sadece ülkemizde Antalya Kaş’ta yetiştirilir. Hem devlet tarafından hem de üniversiteler tarafından koruma altına alınmış olduğu görülse de yok olma tehdidinin devam ettiği bilinmektedir.

Venüs Sinek Kapanı

Bu bitki türünün yetiştiği topraklar mineral bakımından zayıf olan topraklardır. Bu sebeple eksikliğini duyduğu mineralleri böceklerden almaya çalışır. Genellikle ABD’nin güney doğu bölgesinde yetiştiği görülen bu bitki türü, yaprakları arasına böcek sıkıştırdığında kapanır. Salgıladığı sıvı madde ile böcekleri öldürür ve sindirmeye başlar.

Golf Topu Bitkisi

Meksika’da bulunan Queretaro dağlarında yetişen bu bitki korunuyor olmasına rağmen bilinçsiz tüketiciler tarafından toplanmaya devam etmektedir. Beyaz renkte küçük bir kaktüs bitkisidir ve benzerliği nedeniyle ismini golf topundan almıştır. Son yıllarda %95 oranında bir düşüş yaşayan bu bitki böyle devam ederse yok olmaya mahkûmdur.

Yer Altı Orkidesi

Oldukça ilginç olan bu bitki tüm ömrünü yer altında geçirmektedir. Kırmızı ve krem renklerde çiçek açan yer altı orkidesi bahar aylarında açtığı çiçekleriyle etrafa müthiş bir koku yaymaktadır. Bitkinin özelliğinde klorofil bulunmadığı için güneşten enerji alarak beslenemez. Beslenmesinde çalıların altında yaşayan mantarlara parazitlik yapar. Avustralya batısında görülen bu bitki sayısının oldukça az olduğu belirtilmektedir.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/nesli-tukenmekte-olan-bitkiler

22 Ekim 2018 Pazartesi

Yeni Nesil Kablosuz Şarj Teknolojisi

Teknolojinin oldukça hızlı ilerlediğine birebir şahit olduğumuz şu günlerde hiç şüphesiz en fazla değişimi teknolojik aletler yaşıyor. Teknolojik aletler içerisinde en sık değişim ile karşımıza gelen ise telefonlar ve tabletler. Çok fazla çeşide sahip olan bu teknolojik aletlerin hızına ve özelliklerine ayak uydurmanın bir hayli zor olduğunu söyleyebiliriz. Hayatımızın neredeyse her alanında yer aldığını gördüğümüz tabletlerin ve akıllı cep telefonlarının tüm özelliklerini bir kenarda bırakıp olmazsa olmaz olan pil ömrünün kalitesine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizmek gerekir. Bu bilgi ile birlikte tabi ki bu cihazların şarj olma süreleri ve şarj seçenekleri ile ilgili de teknolojinin takip edilmesi gerekli görülür. Şarj özelliği göz önüne alındığında yeni nesil kablosuz şarj teknolojisinin bir harika olduğunu söylemeden geçemeyiz. Dilerseniz hep birlikte kablosuz şarjın ne olduğu ve nasıl kullanıldığı hakkında bilgi edinelim.

Kablosuz Şarj Nedir?

Kablosuz şarj aleti cihazınızı şarj ederken bir kablo ile bağlantı kurmanıza gerek bırakmayan bir alettir. Bir pet şeklinde olan şarj aletinin üzerine koyulan cihaz şarj olmaya başlar. Adı her ne kadar kablosuz şarj olarak geçiyor olsa da sistemin genelinde hiç kablo yoktur diyemeyiz. Kablosuz şarj aleti kablo yardımı ile şarj edilir ve dolu olduğunda yanınızda güvenle taşıyabilirsiniz. Akıllı telefon ya da uyumlu tabletinizi bu cihaza temas ettirdiğinizde şarj yüklemesi başlar. Şarj cihazı ile telefonunu teması kesildiği anda şarj sistemi otomatik olarak kapanacaktır. Hızlı bir şekilde şarj etme özelliğine de sahip olan kablosuz şarj aletlerinin bir dezavantajı bulunur. Normalde kablolu şarj bağlantısı olan telefon bu sırada kullanılabilirken kablosuz şarj aletinde böyle bir durum söz konusu olamaz.  

Kablosuz Şarj Her Telefona Olur Mu?

Bir cihazın kablosuz şarj özelliği ile şarj edilebilmesi için uygun teknolojiye sahip olması gerekir. Yani tüm akıllı cihazlar yeni nesil kablosuz şarj teknolojisini kullanamaz. Kablosuz şarj aletlerinde manyetik indüksiyon alternatifi değerlendirilerek elektrik akımı yapılmaktadır. Bu elektrik akımını algılayıp şarj olabilme özelliği bulunan her akıllı cihaz için uygun bir teknolojidir. Kablosuz şarj sistemi günümüzde sadece telefon ve tabletlerde değil akıllı mobilyalardan, akıllı ev sistemlerine kadar pek çok alanda kullanıldığı görülür. 

[zombify_post] - https://bilmisler.com/yeni-nesil-kablosuz-sarj-teknolojisi

Bebeklerde Terleme

Terleme vücudun doğasında vardır ve vücut için yaşamsal görevlerin yerine getirildiğinin bir belirtisi olarak ortaya çıkar. Vücut için en önemli görevi ise dış etkenler karşısında vücudun ısısının kontrol altına alınmasını sağlıyor olmasıdır. Bebeklerde görülen aşırı terleme sorunu ise çeşitli birçok nedene bağlanabileceği gibi tek sebep aynı yetişkinlerde görülen normalden fazla çalışan ter bezlerinin getirdiği bir sonuç da olabilir. Bebeklerde terleme şikâyeti her bebek için ayrı olarak ele alınmalı ve altında yatan nedenler tespit edilmelidir. 

Bebeklerde Aşırı Terleme Nedenleri

  • Terleme söz konusu olduğunda akla ilk gelen ter bezlerinin doğuştan gelen bir özellikle normale göre fazla çalışıyor olmasıdır. 
  • Bir diğer neden ise bebeklerde gelişen bazı enfeksiyonlara karşı vücudun tepki göstererek ter atması şeklinde karşımıza çıkar.
  • Terleme sorunu bebeğin sürekli olarak bulunduğu ortamda ki nem ve sıcaklık dengesi ile oldukça bağlantılıdır. Fazla nemli ve sıcak ola ortamda bebekler daha fazla terler ve oksijen miktarı az olduğu için daha fala bakteri oluşumu ortaya çıkar. Bu sebepler bebek odaları düzenli şekilde havalandırılmalı ve nem dengesi sağlanmalıdır.
  • Bebeklerde terleme nedenlerinden bir diğeri ise genetik miras şeklinde bebeğe geçen hipertiroid ya da diyabet hastalığı olabilmektedir. Bu sebepler terleme sorununu aşırı olduğu görülüyorsa mutlaka bir uzmana başvurulması gerekir. 
  • Gece uyku sırasında terlediği görülen bebekler için bu durum normal kabul edilmektedir. Bunun sebebi tam olarak ortaya çıkarılmamış olsa da sadece baş bölgesinde görülen terlemenin sakıncalı olmadığı belirtilmektedir. Eğer gece terlemesinde el ve ayaklarda da terleme oluyorsa bu durumda bir uzmana danışılmasında fayda vardır. 

Bebeklerde Terleme Tedavisi

Bebeklerde terleme tedavisine geçilmeden önce altta yatan asıl nedenin ne olduğu ortaya çıkarılmalıdır. Terlemeye neden olan önemli bir sorun varsa ve çok aşırı terleme görülüyorsa altta yatan neden için tedaviye başlanabilir. Ama normalden biraz fazla bir terleme varsa bebeklerin kaybettikleri sıvıyı geri kazanabilmeleri için daha fazla su içlemelerinin sağlanması yeterlidir. Bebeklerdeki terleme sorunu için bir cerrahi müdahale gerekli görülmez. Normalde bebeğin fazlaca susadığı görülüyorsa bu da bir aşırı terleme sonucu olarak ele alınmalıdır.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/bebeklerde-terleme

21 Ekim 2018 Pazar

Yeni Doğan Bebeklerde Sarılık

Sarılık hastalığı bebeklerde ve özellikle yeni doğan bebeklerde görülme olasılığı yüksek olan bir hastalık türüdür. Yeni doğan bebeklerde sarılık, kanda birken bilirubin atık maddenin fazlalığı nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bunu sonunca bebeğin cildinde ve göz aklarında sarı renk görülmeye başlar. Yeni doğan bebek grubunda sarılığa neden olacak birçok farklı nedene rastlamak da mümkündür. 

Bebeklerde Sarılık Hastalığı

Yeni Doğan Sarılığının Nedenleri

  • Bebek karaciğerinde bilirubin oluşumunun önüne geçecek bir işlevselliğin olmaması
  • Bazı doğumsal hastalıklar neticesinde bilirubinin vücuttan atılmasının mümkün olamaması
  • Gilbert sendromu ya da crigler najjar sendromu gibi kalıtsal hastalıklar
  • Annenin kanında bulunan hastalıkların bebeğe geçmesi
  • Yeni doğan bebeğin alyuvarlarının çok seri şekilde parçalanıyor olması
  • Enzim eksikliğinden meydana gelen nedenler
  • Safra yollu ile ilgili sağlık sorunları
  • Annenin diyabet hastalığı yaşıyor olması ve bunun çocuğa etkisi
  • Doğum sonrası bebekte hızlı kilo kaybı görülmesi
  • K vitamini içeren sulfanamid ve benzeri ilaçların yüksek dozlu kullanılması
  • Hepatit

Yeni Doğan Sarılığının Belirtileri

Yeni doğan bebeklerde sarılık belirtileri doğumdan sonra ki birkaç gün içinde ortaya çıkmaktadır. En net belirti bebeğin cildinde sarı renk görülmesidir. Bu sarılık öncelikle yüz bölgesinde sora boyun ile karın bölgesinde en sonra bacaklarda görülmeye başlar. Sarılık geçiren bebeğin gözlerinin beyazlarının dahi sarı renge dönüştüğü görülmektedir. Koyu ten rengine sahip olan bebeklerde sarılık bu şekilde çok belli olmayabileceği için ailelerin yeni doğan bebeklerini iyi gözlemlemeleri ve dikkatli olmaları önerilmektedir. Bebeğinin sarılık olup olmadığını anlayabilmek için alın ve burun çevresine parmak ile bastırılması ve oluşan rengin gözlemlenmesi önerilir. Eğer sarı renk göze çarpıyorsa sarılık hastalığından söz etmek mümkündür. 

Yeni Doğan Sarılığının Tedavisi

Tedavi aşamasında iki yol izlendiği görülmektedir. Bunlardan ilki ışık terapisidir. Işık terapisinde sarılık geçiren bebek özel bir mavi-yeşil spektrum ışık kaynağı altına yatırılır ve fazla biriken bilirubin maddesinin dışkılama ve idrar yolu ile atılması sağlanmaktadır. Fototerapi de bu tedavi şeklindeki ışıklar bebeğe bir zarar vermez. Bebek gözlerinin de ışıktan zarar görmemesi için özel gözlük takılır. Eğer sarılığın anne kanından geçtiği düşünülüyorsa İntravenöz immuno globulin uygulamasından faydalanılarak bebek kanındaki antikor seviyesinin düşülmesi sağlanır.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/yeni-dogan-bebeklerde-sarilik

Samsung Galaxy A9

Samsung Dünya’da bir ilk imza attı ve dört kameralı akıllı telefon modeli Samsung Galaxy A9 ile telefon piyasasını heyecanlandırdı. Hayatı gerçekte görülmeye değer bir şekilde yakalayabilecek özelliğe sahip kameraları ile son derece keyifli fotoğraflar çekebilmeniz mümkün. Sahip olduğu akıllı kameralar ile şartlar ne olursa olsun cihazınıza güvenip anı yakalayabilirsiniz. Dört kamera demek işlevsellikte de dört kat fayda demek olduğundan Samsung Galaxy A9 için tutulabilecek bir model olduğu düşüncesindeyiz.

Samsung Galaxy A9 Teknik Özellikleri

Tanıtımı yapılan Samsung Galaxy A9’da ilk olarak göze çarpan şık tasarımı ve heyecan verici 3 farklı renk tonu oluyor. Bu sayede telefonun oldukça zarif ve daha canlı görünmesi sağlanmış. 128 GB dahili hafızaya sahip oluşu ve istenildiğinde 512 GB’a kadar çıkarılabilir olması müthiş bir avantajdır. 6GB ya da 8GB RAM gücüne sahiptir ve Octa-Core işlemcisine ev sahipliği yapmaktadır. Yeni model akıllı telefonun sahip olduğu ve öne çıkan diğer teknik özellikler ise aşağıda belirtilmektedir.

Samsung Galaxy A9 Kamera Özellikleri

  • Ultra geniş çekim özelliğine sahip olan 8MP kameranın 120 derecelik açı ile fotoğraf çekilebilmektedir.
  • Ana kameranın hem otomatik hem de standart fotoğraf çekimi yapabileceğiniz 24MP özellikte bir kamerası bulunmaktadır. 2X optik yakınlaşma özelliği ve F1.7 diyafram açıklığı vardır. 
  • Telefon kamerası optik zuma sahip 10MP çözünürlüktedir ve F2.4 diyafram açıklığı bulunur.
  • Derinlik kamerası ile arka planı bulanıklaştırarak daha kaliteli fotoğraflar çekilebilmesi sağlanmaktadır. Bu kamera ile 5MP çözünürlükte F2.2 diyafram açıklığında bir çekim sunar.

Yüz Tanıma Teknolojisi

Güvenlik uygulamaları konusunda da oldukça hassas olan yeni Samsung Galaxy A9, özel yüz tanıma teknolojisi ile karşımıza çıkmaktadır. Telefonunuzu açmak için sadece yüzünüze tutmanın artık yeterli olacaktır. Kayıtlı kullanıcı verisi bulundurduğu için yabancı bir şahsın eline geçtiğinde kayıtlı kullanıcılarla erişim sağlamaya çalışır. Uygun kişiye rastlanmadığında telefonun açılmasına izin vermeyerek kişisel verilerinizin güvenli bir şekilde korunmasında etkili olur.

Hızlı Şarj Özelliği

Samsung Galaxy A9 3,800 mAh bataryaya sahiptir. Hızlı şarj olma özelliği olan bu batarya sayesinde uzun saatler telefonunuzu huzurla kullanabilirsiniz. Şarjın bitmiş olması hızlı dolum yapılabileceğini bildiğiniz ve buna güvendiğiniz için hiç can sıkmıyor. USB Type-C uyumlu olması nedeniyle istediğiniz şekilde şarja takabilmeniz de mümkündür. 

[zombify_post] - https://bilmisler.com/samsung-galaxy-a9

20 Ekim 2018 Cumartesi

Mezhep Nedir?

Mezhep, kelime anlamı itibariyle bir dini inanç sistemi içerisinde ortaya çıkan fikirsel ayrılıklar nedeniyle o dini inanca mensup kişilerin anlaşmazlık yaşanılan konular ve kurallar ile ilgili olarak birbirlerinden ayrılmaları ve büyük bir kol haline dönüşmeleridir.

Dünya ve insanlık tarihinin gelişimi dinler tarihinin gelişimi ile eş zamanlıdır. Yani insanoğlu yaratıldığından beri kendisini yaratanın kim olduğunu, neden yaratıldığını bilme ihtiyacı içerisindedir. Bu gereksinim çeşitli dini inançların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Dinler ise semavi dinler yani hak dinler ve insanoğlunun meydana getirdiği inanç sistemleridir. Hak dinler yüce bir yaratıcının varlığına inanılan ve Tanrının mesajlarını iletmekle görevli olan kişilerce yani peygamberler vasıtasıyla, vahiy yolu ile insanlara bildirilen dinlerdir. Bunların başlıcaları İslamiyet, Musevilik ve Hıristiyanlıktır. Diğer dinler ise insanların düşünce ve felsefe yolu ile geliştirdikleri belli inanç kalıpları ve ritüellerden oluşan sistemlerdir. Bunlar ise Şamanizm, Budizm ve Hinduizm gibi pek çok çeşit ve sayıdadır.

Mezhepler Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Mezheplerin ortaya çıkış sebeplerinin başında herhangi bir dini inanca sahip bir topluluk arasında o dinle ilgili olarak hem esastan yani imanın kaynağı hem de şeklen yani ibadet biçimleri üzerinden bir ayrılık yaşanması gelmektedir. Bu suretle yaşanılan anlaşmazlıklar nedeniyle o dini inanca sahip olan topluluk kendisinin ileri sürdüğü düşüncenin en doğrusu olduğunu iddia ederek topluluğun bölünmesine neden olmaktadır.

Bu bölünme ve ayrılmaların en fazla görüldüğü dinler ise semavi dinlerdir. Çünkü insanoğlunun ortaya çıkarmış olduğu dinler zaten düşünce üzerine kurulu olduğu için çok fazla parçalanma veya bölünme yaşamamaktadır. Semavi yani hak dinlerde ise hem iç etkiler hem de dış sebepler bölünmeye sebep olmaktadır.

İslamiyet öncesi olan ve Müslümanlar tarafından bozulmuş olarak kabul edilen Yahudilik ve Hıristiyanlık dinlerinde pek çok mezhep bulunmaktadır. Örneğin Yahudilik günümüzde muhafazakâr, Ortodoks, Reformist ve Yeniden Yapılanmacılar olarak kendi içinde bölünmüş durumdadır. Hristiyanlık da Katolik, Ortodoks, Protestan, Gregoryen ve Evangelist gibi mezheplere ayrılmıştır.

Son hak din olan İslamiyet de diğer iki hak din olarak kabul edilen fakat insanlar tarafından bozulan Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi bölünmüş ve mezheplere ayrılmıştır. Bu bölünme içsel ve dışsal nedenlerden kaynaklanmaktadır. İçsel sebepler İslam dinin temel inanç esaslarının ve hükümlerinin siyasi ve ekonomik sebeplerle anlaşılmak istenilmemesi olduğu İslam öncesi adet ve inançların devam ettirilmesi arzusudur. Dışsal etkenler ise misyonerlik eliyle İslam inancının bozulmak ve güçsüzleştirilmek istenilmesi ile İslam dışı inanç ve felsefe akımlarının İslam’a sokulmaya çalışılmasıdır. Bu nedenlerledir ki, Hz Muhammed (S.A.V.) döneminde hiçbir ayrılık ve bölünme yok ve kabul görmez iken vefatından sonra Şia, Maturidi, Hanbeli ve Hanefi isimleri de dâhil olmak üzere pek çok mezhep ortaya çıkmış, İslamiyet çeşitli kollara ayrılmış ve İslam ümmeti bölünmüştür.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/mezhep-nedir

Akademisyenlik Nedir?

Akademisyenlik üniversitelerde görev alan ve bilim üretilmesine, aktarılmasına katkı sağlayan kişilerdir. Bilim üretmek daha önce kullanılan veri ve bilimsel gelişmelerden yararlanarak daha önce çalışma yapılmak istenilen alanda o konu ile ilgili bir çalışmanın yapılmamış olmasını gerektirmektedir. Yani yapılacak çalışma ile bilim dünyasına yeni katkı sağlayacak nitelikte eserler vermek gerekmektedir. 

Bilgi üretiminin devamlılığının sağlanması sürekli bir gelişimin sürmesi için gerekli bir olgudur. Bu nedenle ilgili bilim alanlarında çalışacak kişilerin yetiştirilmesi önemlidir. Akademisyenlerin diğer bir mühim görevi ise bu sürekliliği sağlayacak olan öğrencilerin yetiştirilmesidir. Bu amaçla kullanılan geleneksel metot usta-çırak ilişkisiyken artık günümüz dünyasında gerekli ve yeterli bilgi ve donanıma sahip öğrencilerin üniversiteler ve araştırma enstitüleri bünyesinde birere çalışan olarak işe alınmalarıyla gerçekleştirilmektedir.

Akademisyen Nasıl Olunur?

Bir kişinin akademisyen olabilmesi için öncelikle çalışmak istediği bilim alanı ile ilgili olarak üniversitelerde yer alan bir bölümden mezun olması gerekmektedir. Ancak dünyada bilimsel gelişmelerin hızla artması ve diğer bilim kolları ile olan ilişkisinin daha önemli bir hal alması bu zorunluğu ortadan kaldırmıştır.

Örneğin tarih alanında akademisyen olmak isteyen bir kişinin tarih bölümünden mezun olması sadece o alanda çalışabilmesini sağlamakta iken, iktisat, hukuk gibi alanlardan mezun olmuş bir öğrencinin tarih alanında yapacağı çalışmalar multidisipliner bir anlayışı ortaya koyacağı için daha kıymetlidir. Böylelikle tarihsel bir olgunun hem tarihi boyutu hem de ekonomik ve hukuki sebep sonuçları ortaya çıkarılmış olacaktır. Yani akademisyen olmak için öncelikli şart bir bilim dalında lisans mezunu olmaktır.

Lisans mezunu olan bir kişi akademisyen olmak istiyorsa yapması gereken ikinci şey ALES adı verilen ve akademik personel alımları ile yüksek lisans ve doktora eğitimine geçmelerini sağlayan sınavı başarmış olması gerekmektedir. Diğer başarılması şart olan sınav ise yabancı dil sınavıdır. Bu amaçla yapılan YDS ve Yökdil gibi sınavlardan en az 50 puan barajının geçilmesi gerekmektedir.

Akabinde başlanılan yüksek lisans sürecinde ortaya konulacak performans ve edinilecek bilgi ve tecrübeler sayesinde çıraklık yani acemilik dönemi atlatılmış olacaktır. Bu dönemden sonra ise artık doktora sürecine giren ve tam anlamıyla bilimsel bir çalışma yapmaya hazır olan akademisyen adayı bilim üretmeye ve aktarmaya başlayabilecektir.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/akademisyenlik-nedir

19 Ekim 2018 Cuma

Cilt Detoksu Nedir?

Yaşadığımız ortamda soluduğumuz havadan tükettiğimiz yiyecek ve içeceklere kadar her şey cildimizi etkiler. Bu etkisi bulunan faktörlerin her biri vücuttan hızlı bir şekilde atılamadığı için bazı olumsuzluklara neden olur ve bu olumsuzlukların en belirgin göstericisi de cilttir. Cildin biriken bu zararlı toksinlerden arınabilmesi için bir detoks programına ihtiyacı vardır. Cilt detoksu yapılarak kısa sürede olumsuz etkiler uzaklaştırılabilir ancak uzun vadeli cilt güzelliği için hem cilt bakımına hem de beslenme şekline dikkat edilmesi önemli görülür. Cilt detoksu nedir diye merak edenler için verilecek cevap oldukça nettir. Detoks bilindiği üzere zararlı olan maddelerin uzaklaştırılması anlamı taşır. Cilt dekoksu denildiğinde de cilde zarar veren her türlü faktörün ciltten uzaklaştırılması düşünülmelidir.

Cilt Detoksu Nasıl Yapılır?

Cilt detoksu hem cildin bakımının yapılması hem de güzelliğine kavuşturulması için oldukça önemlidir. Bunun için özel olarak formüle edilen cilt detoks etkili maskelerin kullanılması tavsiye edilebilir. Bu maskeler hem cildin temizlenmesini sağlar hem de rahatlatıcı ve yatıştırıcı bir etki oluşturarak cildin güzellik kazanmasında etkili olur. Beslenmenize dikkat ederek doğal yollarla ciltte detoks etkisi oluşturmakta mümkündür. Bunun için dikkat edilmesi gerekenler şunlardır;

Su İçmeye Özen Gösterin

Cildin nemini ve güzelliğini koruyabilmesi için suya ihtiyacı vardır. Düzenli olarak her gün içilen 2 litre su ile bu ihtiyacın karşılanması mümkün olabilir. Su içilmesi aynı zamanda vücutta biriken zararlı toksinlerin atılması için de son derece önemli olduğu için ihmal edilmemesi gerekmektedir. 

Buhar Banyosu Yapın

Cilde iyi gelen uygulamalardan birisi de buhar banyosu yapılmasıdır. Buhar banyosu sayesinde cilt gözenekleri açılır ve biriken kirlerin temizlenebilmesi kolaylaşır. Ayrıca buharın etkisiyle kan dolaşımı hızlanacağı için cilt canlılık kazanacaktır. Cildiniz için buhar banyosu yaparken suyunuza yeşil çay da karıştırırsanız toksinlerin atımı daha çok hızlanacaktır. 

Peeling Yapın

Peeling işlemi ciltte bulunan ölü hücrelerin temizlenmesi aşamasında oldukça etkilidir. Doğal yollarla evde uygulayabileceğiniz peeling sayesinde hem cildi temizler hem de canlılığını korumuş olursunuz. Peeling ile gelen detoks etkisi sonrası cildiniz çok daha pürüzsüz ve parlak görünecektir.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/cilt-detoksu-nedir

Müzik Aleti Çalmanın Faydaları

Bir müzik aleti çalmak insanda olumlu birçok özelliğin ortaya çıkmasında etkili olmaktadır. Özellikle küçük yaşlardan itibaren müzik içinde büyüyen kişilerde daha farklı bir kültürün geliştiği, disiplin ve oto kontrolün daha iyi olduğu gözlemlenirken bir diğer tarafta sosyal yaşam dengesinin daha iyi korunduğu görülmektedir. Müzik aleti çalan kişilerin daha eğlenceli ve renkli bir karakteri olduğunu dile getiren uzmanlar müzik aleti çalmanın faydaları üzerin söylenebilecek çok fazla şey olduğunu da belirtmektedirler. Bir enstrüman çalan kişi ne gibi faydalar gelin hep birlikte inceleyelim.

Neden Müzik Aleti Çalmalıyız?

  • Öncelikle belirtmek gerekir ki müzik aleti çalan kişilerin sosyalleşebilmesi çok daha kolaydır. Bu aşamada eğlenceli birçok alternatif ile karşılaşılabilir.
  • Müzik aleti çalınması içinizde yaşadığını duyguları ya da hissettikleriniz daha kolay dışarıya vurabilmenizi sağlamaktadır. 
  • Hoşuna giden bir parçayı çalabiliyor olmak kişide tarif edilmeyecek bir mutluluk yaşatır. Ayrıca özgüvenin gelişmesi içinde son derece faydalıdır. 
  • Müzik dili evrenseldir ve bir müzik aleti çalabiliyor olmanız dünyanın her yerinde yeni insanlarla tanışmanızı kolaylaştır.
  • Müzik ile uğraştığınız anda tüm ilginizi ona verdiğiniz için vücut stresten uzaklaşmış olur ve rahatlar.
  • Müzikte öğrenmenin sonu yoktur ve bu sebeple sürekli gelişim göstererek ruh sağlınızı olumlu şekilde iyileştirmiş olursunuz. 
  • Müzik aleti çalmanın vücuda ve özellikle beyin sağlığına çok büyük faydaları vardır.

Müzik Aleti Çalmanın Beyne Faydaları Nelerdir?

  • Müzik aleti çalınması beyinde hafıza ve okumaya yönelik yeteneklerin gelişmesini sağlar. Bahsedilen bu yetenekler ancak bilişsel ve sinirsel mekanizmaların yaygın bir şekilde kullanılmasıyla ortaya çıkabilmektedir. 
  • Müzik insanlarda bir tebessüm oluşmasına ve mutlu hissedilmesine neden olur. Yüzde oluşan tebessüm beyne mutluyum sinyali verdiği için kişilerde pozitif davranışların sergilenmesini arttırmaktadır.
  • Müzik beyinde birçok uyaranın aynı anda çalışmasını sağlamaktadır. Bu sayede kişiler algılarını daha iyi kullanabilirler. Birçok kişinin anlayamadıklarını karmaşık da olsa algılayıp yorumlayabilme özelliğine sahip olurlar. 
  • Müzik aleti çalınması beynin yenilenme sürecinde büyük bir etkiye sahiptir. 
  • Müzik için beyinde bir nevi yürütme işlevi güçlendiricisi denilmektedir. Bu şekilde bilgilerin kolay işlenmesi, geri çağrılması, problemlerin kolay çözülebilmesi gibi işlemlerde başarı gösterilmektedir. 
[zombify_post] - https://bilmisler.com/muzik-aleti-calmanin-faydalari

18 Ekim 2018 Perşembe

Ölümden Sonra Ruh Nereye Gider?

Ölüm canlı hayatının bedenen ortadan yok olmasıdır. Bu yok oluş ile anlatılmak istenen toprak altına girip bedenin çeşitli mikroorganizmaların etkisiyle çürüyerek kaybolmasıdır. İnsan esasta iki şekilde varlık gösterir. Bunlardan biri ruh, biri de ruhun gözle görünür hali olan etten kemikten oluşmuş bedendir. İnsanlar ölümlerinin ardından bedenlerinden ve dünya aleminden ayrılırlar. Ancak ruh yaşamaya devam eder. Ölümden sora ruh nereye gider sorusu herkesin merak ettiği ve öğrenmek istediği bir bilgidir. Ölüm sonrası hakkındaki bilgileri biz Peygamberimizin bize bıraktığı hadislerle ve ona indirilen kutsal kitap Kur’an-ı Kerim vasıtasıyla yorumlayabiliriz. Bu esaslara göre ölüm sonrası ile ilgili merak edilenlere kısaca göz atalım.

Ruhlar ve Kabir Hayatı Hakkında Bilgiler

Ölen insanların ruhları bedenleri gibi toprak altına girince çürümez. Tam tersine gerçekte var olan ruhların ölüm sonrası kabir aleminde daha iyi bir hayata kavuşmasıdır. Kabir hayatı kişinin dünyada nasıl bir kişi olduğu, imanı ve rabbine kulluğu ile ölçülen bir yerdir. İyi ve imanlı insanlar için kabir hayatı mükemmel bir güzellik sunarken, kötü ve inkarcılar için cehenneme dönüştüğü söylenir. Bu konu ile ilgili Kur’an-ı Kerim’den bir örnek verebiliriz.

“Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe, ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur.”

(Tirmizi, Kıyame 26)

Allah’ın ölüm sonra bedenden ayrılan ruhlar için yeni ve daha güzel kıyafetler giydirip kabirde yaşamlarını devam ettiriyor olduğuna inanılmaktadır. Yukarıda da verilen örnekten de anlaşılacağı gibi kabir hayatının varlığı ve nasıl olduğuna ilişkin bilgilere ulaşılabilmektedir.

Kabir Azabı Var Mıdır?

Ölüm şeklide her ne olursa olsun herkes kabir hayatı geçirecektir. Kabre girildiğinde sual melekleri gelip sorularını sorduğunda iman sahibi güzel insanlar cevaplarını vererek kendileri için açılan Cennet kapısından bakarken, kafirler ve münafık olanlar bu sorulara cevap veremeyecek ve cehennemi görerek azabı hissedeceklerdir. Kabir azabının olduğunu işaret eden birçok ayet ve hadis vardır.

Ruhlar Serbest Dolaşır Mı?

Ölen insanlardan imanlı ve güzel ahlaklı olanların ruhları serbest dolaşabilir. Ölen insanlar tıp ki doğum ile dünyaya geldikleri gibi ölüm ile ahiret alemine giderler. İmanı güçlü olan insanların ruhlarının öbür dünyada karşılanacağına inanılmaktadır. 

[zombify_post] - https://bilmisler.com/olumden-sonra-ruh-nereye-gider

Doğru Meslek Seçiminin Önemi

Meslek seçimi bir diğer deyişler insanlar için hayat seçimi demektir. Bütün bir hayatını etkileyecek olan bu önemli kararın alınmasında her kişi kendi kararını kendi vermelidir. İnsanlar eğer sevdikleri ve yaparken mutlu oldukları bir işi meslek edinirlerse hayatlarının sonuna kadar keyifli bir yaşam sürmüş olurlar. Yaptıkları iş onlara iş gibi değil de bir hobiymiş gibi gelir. Bu sebeple hangi şartlarda olursanız olun önünüze nasıl bir engel çıkarsa çıksın meslek seçiminizde mutsuz olacağınız bir karar almayın. Doğru meslek seçiminin önemi kendiniz ile ilgili alacağınız mühim bir karar olduğu için dikkatli davranmanızı gerektiren bir konudur. Eğer ne yapacağınızı bilmiyor ve tereddüt yaşıyorsanız çekinmeden bir uzman desteği almayı ihmal etmemelisiniz.

Doğru Meslek Seçimi Nasıl Yapılır?

Kendinizi İyi Tanıyın

Doğru meslek seçiminde önemli olan ilk öncekendinizi doğru tanımanız olacaktır. Eğer kendisini iyi tanıyan ve ne yapmak istediğini bilen biriyseniz kendinize uygun olan mesleği seçme ihtimaliniz çok daha uygun olacaktır. Hayatın her alanında olduğu gibi meslek seçimi konusunda da bir karar verip kendiniz için hedef belirlerseniz yapmak istediğinize ulaşmanız çok daha kolay olur. Unutmayın her yola çıkışta bir harita lazımdır. Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız kaybolursunuz. Hedefleriniz sizin hayatta gideceğiniz yolları gösteren haritalarınız olacaktır.

Meslekleri İyi Tanıyın

Kendinizi keşfettikten sonra sıra yönelmek istediğiniz meslekler hakkında bilgi edinmeye gelir. Seçmeyi düşündüğünüz mesleği her yönü ile ele alarak değerlendirmeniz doğru olacaktır. Belki yapmak istediğiniz meslek sizin için uygun değildir. Haylini kurduğunuz mesleğin kapasitenize ve yetkinliğinize uygun olması gerektiğini asla unutmayın.

Üniversite Sınavına İyi Hazırlanın

Üniversite sınavı ne yazık ki hayalini kurduğunuz mesleğe giderken aşmanız gereken en önemli engellerden birisidir. İyi bir puan alıp önünüze çıkacak birçok kapının anahtarını elinizde bulundurmanız size kocaman bir artı sağlayacaktır. 

Kararınızdan Dönmeyin

Üniversite sınavında istediğiniz puanı alamamış olabilirsiniz bu sizin yapmak istemediğiniz bir mesleğe yönelmenize neden olmamalıdır. Karar verdiğiniz ve yapmayı hayal ettiğiniz iş için gerekirse bir yıl daha bekleyebilirsiniz. Bir yıl hayatınızdan çok şey alıp götürmez ama istemediğiniz bir işi meslek edinmek zorunda kalırsanız ömür boyu pişmanlık duyarak mutsuz olursunuz.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/dogru-meslek-seciminin-onemi

17 Ekim 2018 Çarşamba

YDS Nedir, Ne İşe Yarar?

YDS ÖSYM tarafından yapılmakta olan yeterlilik sınavlarından bir tanesidir. Açılımından da anlaşılacağı üzere Yabancı Dil Seviye Tespit Sınavı olarak karşımıza çıkmakta olan bu sınav türü yabancı dil branşında kişilerin hangi seviyelerde olduklarını genel bir derecelendirme ile belgelendirmeye yarayan merkezi yabancı dil sınavıdır. YDS nedir, ne işe yarar başlıklı bu yazımız ile YDS sınavı hakkında soruları olan kişilere bilgi vermeye çalışacağız.

YDS Hakkında Bilinmesi Gerekenler

YDS Sınavı Nasıl Yapılır?

YDS sınavı yılbaşında belirlene ÖSYM sınav takvimi uyarınca yılda birkaç defa tekrarlanabilen bir sınavdır. Girildikten sonra beş yıl boyunca geçerliliği devam eden sınavın,Almanca, Arapça, Bulgarca, Çince, Danimarkaca, Ermenice, Farsça, Fransızca, Gürcüce, Hollandaca, İngilizce, İspanyolca, İtalyanca, Japonca, Korece, Lehçe, Macarca, Portekizce, Rumence, Rusça, Sırpça, Ukraynaca, Yunanca dillerinde yapıldığı görülmektedir. Sınav başvurusunu yapan kişiler il genellerinde oluşan sınav merkezlerinde sınava girerler. Sınav süresi 150 dakikadır ve toplamda 80 soru yöneltilir. Sorular temelde 3 bölümden ibarettir. Dilbilgisi, kelime ve okuma bölümleri birbirinin ardı ardına kitapçıkta yer alır. Yapılan her doğru cevapta 1.25 puan alınmaktadır. Toplamda alınan puanlar 100 puan üzerinden değerlendirmeye alınarak bir seviye belirlemesi yapılmaktadır. 

  1. seviyesi için 90-100 arası puan
  2. seviyesi için 80-89 arası puan
  3. seviyesi için 70-79 arası puan
  4. seviyesi için 60-69 arası puan
  5. seviyesi için 50-59 arası puan alınması gerekli görülmektedir.

YDS Sınavına Kimler, Ne İçin Başvurur?

YDS sınavına başvuran kişiler bazı mesleklerde zorunlu tutulması nedeniyle sınava girerken bazı kişiler de çalıştıkları alanda yabancı dil tazminatı alabilmek adına sınava giriyorlar. Genel olarak kamu dallarında yabancı dil bilgim var dediğinizde almış olduğunuz YDS puanı dikkate alınıyor. YDS sınavına lisans ve yüksek lisans sınavlarına, KPSS A grubu öğretmenlik sınavına, doçentlik sınavlarına, diş hekimliği sınavlarına, tıpta uzmanlık sınavlarına, yurt dışı denklik sınavlarına girecek olan kişilerin katıldığı görülür. 

YDS’de Nasıl Başarılı Olunur?

YDS sınavında konuşma diline hâkim olunması yeterli bir derece olmuyor. YDS sınava giren kişilerde dilbilgisinin, okuduğunu anlayabilme yeterliliğinin ve kelime bilgisinin çok iyi olması şart. Bu sebeple sınava girmeyi planlayan kişilerin iyi bir sonuç alabilmeleri için zaman ayırarak çalışmaları gerekiyor. Ayrıca sınav tekniklerini öğrenip buna yönelik bir çalışma yapılırsa daha kolay başarı sağlanabilir.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/yds-nedir-ne-ise-yarar

Vitreus Nedir?

Kişilerin sıklıkla yaşadığı ve bazen hiçbir sebep yokken ortaya çıkan Vitreus, göz önünde uçuşan bir takım nesneler varmış gibi hissedilmesidir. Halk arasında daha çok göz uçuşması olarak bilinen bu sorun, kişilerde son derece rahatsız edici bir durumdur ve sosyal yaşamı büyük ölçüde etkiler. Göz önünde uçuştuğu görülen siyah noktalar, ufak parçalar ya da bulut şeklinde ki gölgeler aslında dış çevrede bulunduğu için gözü rahatsız eden nesneler değildir. Bu rahatsızlık veren nesnelerin bulunduğu asıl yer gözün iç kısmıdır. Vitreus nedir sorusunun karşılığı, gözün iç kısmını dolduran saydam şekildeki sıvı jel ve burada oluşan hücre kümeleridir. Göz önünde uçuşan nesnelerin görülmesi bu jel kısmın gölge şeklinde retinaya düşmesiyle oluşmaktadır. 

Vitreus Nedenleri Nelerdir?

Vitreusa neden olan çeşitli nedenler bulunsa da bazı durumlarda hastada hiçbir sebep yokken birden bire göz uçuşması ortaya çıktığı görülür. Böyle bir durumda vakit kaybetmeden bir göz doktoruna görünmesi gerekmektedir. Özellikle bu şikâyeti dile getiren kişiler 45 yaş üstündeyse durumun ihmal edilmemesi büyük bir önem taşır. İnsanlarda yaş ortalara doğru geldiğinde bahsedilen vitreus jelinde büzülmelerin ve koyulaşmaların olabildiği görülür. Daha ileri seviyelerde vitreus jelinin gözün arak kısmından ayrılmaya başladığı görülmektedir. Bu sebeple de göz içinde ipliksi bir takım oluşumlara ve hücre kümelerine rastlanmaya başlanır. Vitreus oluşumunda etkili olan bazı nedeler de mevcuttur. Bu nedenlere kısaca göz atacak olursak, oluşan miyoplar, YAG laser ameliyatı sonrası ortaya çıkan durumlar, katarakt ameliyatı sonrası karşılaşılan komplikasyonlar ve göz içinde oluşan enflamasyon karşımıza çıkmaktadır.

Vitreus (Uçuşmalar) Ciddi Bir Problem Midir?

Vitreus jelinin farklı sorunlara neden olması yaşanılan vakayı ciddi bir boyuta taşıyabilmektedir. Gözün arka tarafından ayrılmış olan vitreus jeli eğer retinada bir yırtık meydana getirecek durumdaysa ve yırtık oluşmuşsa oldukça önemli bir sorun ile karşı karşıya olunduğu söylenebilir. Gözde daha önce fark edilmeyen ve aniden ortaya çıkmış bir uçuşma görülürse mutlaka doktor görüşü alınmalıdır. Bu sorun bazen kendisini birden ortaya çıkaran tek bir leke ya da gözde ışık çakması şeklinde ortaya çıkan bir belirti ile ele verebilir. 

[zombify_post] - https://bilmisler.com/vitreus-nedir

16 Ekim 2018 Salı

Para Biriktirmenin Yolları

Para biriktirmek herkesin hayalini kurduğu ancak iş uygulamaya gelince kolay başarılamayan bir durumdur. Çeşitli harcamalardan kısarak ya da küçük küçük miktarları kenara koyarak hiç beklemediğiniz kadar güzel bir birikim yapabilirsiniz. Para biriktirme konusunda insanların ilk olarak dikkat etmeleri gerek nokta azimli ve kararlı olmalarıdır. Önemli olan bir diğer detay ise bir hedef konması ve bu hedefe varabilmek için izlenecek yolların kesinleştirilmesidir. Unutmayın hayatın hiçbir evresinde hedefinizi belirlemezseniz sonuca ulaşmanız kolay olamayacaktır. Hedefinizi belirledikten sonra izleyeceğiniz yol aşamasında karar vermenizi kolaylaştırmak için size bazı para biriktirme yolları hakkında bilgi vererek destek olamaya çalışacağız.

Kolay Para Biriktirme Taktikleri

Bozuk Paralardan Başlayın

Bozuk paralar önemsizmiş gibi görünse de biriktirmeye başladığınızda aslında önemli miktarlara erişilebildiğini göstermektedir. Gün sonunda cüzdanınızda kalan bozuk paraları sürekli göz önünde bulunmayan ve kolay açıp içindekileri alamayacağınız bir kapla kaldırırsanız birikim sağlayabilirsiniz. Bu şekilde birikim yaparken de kendinize bir hedef koymanız gerekir. Bu aşamada hedef miktar olarak değil de süre olarak konulabilmektedir. Bir yılsonunda açılacak gibi bir süre sonlandırılması yaparsanız etkili olabilir.

Borçlarınızdan Kurtulun

Para biriktirmek istiyor ama bir taraftanda var olan borçlarınızı ödemeye çalışıyorsanız önceliği borçları kapatmaya vermeniz gerekecektir. Borçlarınız ve aylık kazancınızı planladıktan sonra düzene sokarsanız para döngüsünün daha kolay yönetilebilmesini sağlamı olursunuz. Ödediğiniz bir kredinin faizini bitirmiş olsanız bile bu sizin büyük ölçüde rahatlamanızı sağlamış olacaktır. 

Sigara Gibi Zararlı ve Maliyetli Alışkanlıklardan Kurtulun

Sigara sağlığınız için çok büyük bir tehdittir. Üstelik günlük sigaraya verdiğiniz para ay sonu geldiğinde baktığınızda neredeyse bir asgari ücretin dörtte biri kadardır. Bu büyük ve gereksiz masraftan kurtulmuş olmanız sizi otomatik olarak yıllık ortalama 4000 TL birikime yöneltir.

Fazla Masraflardan Kaçının

İhtiyacınız olmadığı halde aldığınız kıyafetlerden, ev de gereksiz yere açık bırakılan ışıktan, fazla kullanılan sudan, aç olmadığınız halde oturup bir şeyler atıştırdığınız restoranlardan kaçınırsanız bütçenize yıllık olarak büyük bir artı sağlamış olursunuz. Bu tarz gereksiz kullanıma neden olan alışkanlıklarda kurtulmanız paranızı daha kolay biriktirebilmenizi sağlar.

Kendinize Ödeme Yapın

Aylık olarak bir miktar belirleyip her ay maaşınızı aldığınızda bu miktarı kenara koyarak birikim yapabilirsiniz. Bu ayrılan parayı faizli bir hesabı ya da döviz ve altın hesabına yatırırsanız bir taraftan da değerlenmesini sağlamış olursunuz. 

[zombify_post] - https://bilmisler.com/para-biriktirmenin-yollari

Stresi Azaltan Yiyecekler

Günlük hayatın koşuşturmacası ve yaşanılan olumsuzluklarla mücadele edilmesi insanlar üzerin de büyük bir baskı kurar. Kişilerin stres olarak karşımıza çıkan bu ağır baskıdan kurtulup daha rahat nefes alabilmek için genellikle ilaç kullanma yolunu seçtikleri görülmektedir. Stres ile başa çıkılabilme aşamasında ilaç kullanımı yerine hobiler geliştirilmesi ve stresi azaltan yiyecekler konusunda bilinçlenerek bunlara yönelmemesi çok daha doğru bir davranış olacaktır. Hayatımızda doğallığı ve sağlığı yakalayabileceğimiz stresin azaltılıp giderilebilmesi için de etkili olan bu yiyeceklerin neler olduğuna gelin hep birlikte göz atalım.

Strese İyi Gelen Besinler Nelerdir?

Kuşkonmaz

Folik asit bakımından değerlendirildiğinde son derece zengin olan yeşil bir sebzedir. Stresin azalması ve ruh halinin iyileşmesi anlamında Folik asidin rahatlatıcı bir etkisinden faydalanılabilir. Kuşkonmaz bitkisinin özellikle saplarını tüketerek stresin negatif enerjisinden kurtulmanız mümkündür. Aynı zamanda kilo verilmesi aşamasında etki sağladığı için psikolojik anlamda da fayda sağlayacak bir bitki olduğunu söyleyebiliriz. 

Karnabahar

Yüksek oranda lif içeriyor olması nedeniyle sindirim siteminin rahatlamasını kolaylaştıran bir besindir. Stresin meydana getirmiş olduğu kabızlık sorunu ile karşılaşılırsa ya da kabızlık nedeniyle strese girilirse karnabahar etkisinden faydalanılabilir. Bu amaçla tüketilebilecek karnabahar, patates püresi ile karıştırılıp püre olarak yenilmesi tercih edilebilir. 

Kabak Çiçeği

Kabak çekirdeği çinko deposu olduğu için bağışıklık sisteminin dengede tutulabilmesi ve stres ile baş edilebilmesi amacıyla tüketilebilir. Çinkonun vücutta eksik olması iştahın azalmasına, stresin artmasına, fevri davranışların sergilenmesine neden olabildiği için çinko takviyesine dikkat edilmesi gerekmektedir.

Süt

Kalsiyum ve protein deposu olarak bilinen süt ve süt ürünleri vücutta doğal bir yatıştırıcı etki oluşturmaktadır. Süt aynı zamanda B2 ve B12 vitamini de içeriyor olduğu için strese karşı tam olarak birebirdir. 

Ceviz

Stresin azalmasında ve kişilerin kendilerini daha rahat hissedebilmesinde oldukça etkili olan ceviz, B vitamini açısından, Omega 3 yağ asidi açısından ve magnezyum açısından güçlü bir besindir. Metabolizmanın güçlenmesi de sağlayarak vücut genelinde rahatlama hissedilir.

Kereviz

Bu bitkinin tansiyonun dengede tutulması ve düşürülmesi aşamasında etkili olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte kasların rahatlamasını sağlaması, kan basıncının düşürülmesini sağlaması ve damarların rahatlamasına yardımcı olması nedeniyle stresi azaltan etki gösterir.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/stresi-azaltan-yiyecekler

15 Ekim 2018 Pazartesi

Bebeklerde İshal

Yeni doğan ve 1 - 2 yaş grubunda yer alan bebeklerde ishal sık yaşanmaktadır. Dışkıda cıvıklık ve renginde farklılık olması durumuyla birlikte dışkılama sayısı günde 7 - 8"e kadar yükseldiyse bebeğiniz ishal olmuş olabilir. Yazımızda Bebeklerde İshal konusunu detaylarıyla ele alarak neler yapmanız gerektiğinden bahsedeceğiz.

Bebeklerde ishal neden olur?

  • Bebeğe normalden fazla sıvı veya meyve suyu vermeniz ishal olmasına neden olabilir.
  • Bakteri, virüs ve parazitler nedeniyle bir hastalığa yakalanması bebeğin ishal olmasına neden olabilir.
  • Tükettiği besinlerden zehirlenen bebeklerde ishal görülebilir.
  • Gerektiği kadar temizlenmeyen ortamlarda bebeğin gıda tüketmesi 
  • Bebeklerde idrar yolu enfeksiyonu
  • Bağırsak enfeksiyonu
  • Tüketilen antibotiklerin yan etkisiyle de bebeklerde ishal görülebilir.

Bebeklerde İshal Belirtileri

  • İdrar sayısında azalma
  • Bebeğin karın ağrısı çekmesi 
  • Dışkının renginde farklılık, kıvamında cıvıklık 
  • Bebekte normalden fazla hareketsizlik, halsizlik ve huzursuzluk gözlenmesi ishal belirtileri arasında yer almaktadır.

Bebeklerde İshal Tedavisi

  • Bebeğin sadece anne sütü ile beslenmesi yani katı gıdaya henüz geçmemiş olması durumunda sürekli emzirin. İshal olan bebeğin kaybettiği sıvı bu şekilde vücuda geri kazandırılacaktır.
  • Bebeğin ishal olmasında ortamın temiz olmamasının etkisi büyüktür. Örneğin bebeğin bezini değiştirdikten sonra mamasını hazırlamadan önce ellerinizi çok iyi dezanfekte ettiğinizden emin olmalısınız.
  • Lif açısından zengin gıdalar bağırsakların çalışmasına ve dolayısıyla ishal sürecinin uzamasına neden olacağından kesinlikle ishal durana kadar bol lifli sebzeler vermeyin.
  • İshalin kesilmesi için meyve olarak bebeğinize muz verebilirsiniz.
  • Nişastalı muhallebi vermeniz de ishalin geçmesi açısından etkilidir.
  • Papatya çayı bebeğin rahatlamasına yardımcı olacağı gibi ishale de iyi gelecektir.

Bebeklerde ishal konusunda ebeveynlerin kendi uygulayabilecekleri yöntemler olsa da bazı durumlarda mutlaka doktor kontrolü önemlidir. Bu durumlar arasında;

  • Bebeğin dışkısında kan görülmesi
  • 39 derecenin üstünde ateş ölçülmesi
  • Bebeğin idrarında fazlasıyla azalma görülmesi durumunda
  • Bebeğin kilosunda kayıp yaşandığını gözlemliyorsanız
  • Kusma, susuzluk ve iştahsızlık durumlarında mutlaka konu önemsenmeli ve vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.



[zombify_post] - https://bilmisler.com/bebeklerde-ishal

2018 En Çok Tercih Edilen Üniversiteler

Üniversiteye giriş sınavının sona ermesiyle birlikte yüz binlerce öğrenciyi istedikleri bölümlere yerleşebilmek adına bir tercih heyecanı sardı. Tercih sürecinin bitmesiyle birlikte bazıları istedikleri bölümlere yerleşti. Bazıları ise umutlarını kaybetmeden istedikleri bölüme girebilmek adına aynı süreci tekrar yaşama kararı aldılar. En çok tercih edilen bölüm konulu yazımızı hazırlama sebebimiz önümüzdeki yıllarda tercih yapacak olan gençlerimize rehberlik edebilmektir. 2018 yılı en çok tercih edilen bölüm olarak 564.638 kişi ile İlk ve Acil Yardım olmuştur. Onu 293.454 kişinin tercih etmesi ile ön lisans programı olan hemşirelik takip ederken 314.602 kişi ile sınıf öğretmenliği en çok tercih edilen üçüncü bölüm olmuştur. Dördüncü en çok tercih edilen bölüm ise 285.461 kişi ile ilahiyat bölümüdür.

Çok Tercih Edilen Bölümlerin Çalışma Alanları

Ön lisans programı olarak en çok tercih edilen Çocuk Gelişimi bölümünü bitiren bireyler çocukların gelişimleri ve beceri alanlarının takip edilerek gelişimlerinin takip edilebilmesi çalışmalarında rol alırlar. Bunlar için hem aileye hem çocuğa yönelik gelişimi destekleyici programların hazırlanması konusunda uzmanlık kazanırlar. En çok tercih edilen bölümler arasında yer alan çocuk gelişimi uzmanları ise ebeveynlere çocuklarının yetiştirilmesi konusunda rehberlik ve eğitim hizmetlerini verirler. Bunun haricinde hastanelerde çocukların gelişim takibini yaparlar, çocuk kitapları ve oyuncak tasarımı konusunda rehberlik yaparlar.

Tıp ve hukuk bölümleri de en çok tercih edilen bölümler arasında yer almaktadır. Kaymakam, bankalarda uzman, hukuk müşaviri, icra müdürü, noter, akademisyen, savcı, hakim gibi görevlerde hukuk okuyanlar bulunabilir. 6 senelik tıp eğitimi görerek tıp fakültesinden mezun olan kişi ise başlangıç için pratisyen hekim olarak göreve başlayacaktır. İlgili eğitimi almasının haricinde Yabancı Dil Sınavı"ndan yeterli puanı alan kişiler Tus"a girebilir. Tus Tıpta Uzmanlık Sınavı kısaltmasıdır. TUS"un kazanılması ile süreç pratisyen hekim olarak mecburi hizmete gidilmesiyle başlayacaktır. Tıp Fakültesi mezunları farklı alanlarda uzmanlaşırken özel sektörde ve kamuda iş imkanı bir hayli fazladır. Bu noktada doktor açığının kapanacağını söyleyen görüşler bulunsa da kısa sürede böyle bir şeyin kolayca gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, doktorluğun hiç önemini yitirmeyecek meslekler arasında yer alacağını söyleyebiliriz.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/2018-en-cok-tercih-edilen-universiteler

14 Ekim 2018 Pazar

Emzirmenin Kadına Faydaları

Emzirme dönemi hem anne hem de bebek için oldukça önemli bir süreçtir. Genellikle bebekler açısından anne sütünün ne kadar önemli olduğu ve bebeğe sağladığı faydalara değinilse de, emzirme aslında anneler için de büyük faydalar sağlar. Kadın sağlığı açısından hem emzirme döneminde hem de ileri yaşlarda sayılamayacak kadar fayda sağlayan emzirme süreci fizyolojik açıdan izlenen bir süreçtir ve kadın yaşamının doğasında bulunur. Bu yazımızda emzirmenin kadına faydaları ve bu süreçte annelerin hangi açıdan korunduğu üzerinde duracağız.

Emzirmenin Kadın Sağlığı Açısından Faydaları 

Doğum Sonrası Depresyon Riskini Azalmaktadır

Doğum sonrası kadınların psikiyatrik rahatsızlıklara yakalanma riskinin en fazla olduğu dönemdir. Bu dönemde emziren anneler doğal bir yolla sakinleşmiş olurlar. Hayat içinde boğuşurken stresi de daha az hissettikleri söylenmektedir. Emziren kadınlar kendilerini daha rahat hissederler ve aynı zamanda bebeğe faydalı bir iş yapıyor olmanın verdiği mutluluk daha güçlü hissetmelerini sağlar. 

Kardiyovasküler Hastalıklar Açısından Olumlu Etkiler Sağlar

Emziren kadınlarda kan basıncının daha düşük olması nabız üzerinde rahatlatıcı bir etki yaratır. Bunun yanında emzirme döneminde olan kadınlarda faydalı görülen HDL kolesterol düzeyi yüksek kaldığı için kardiyovasküler sorunlara karşı koruma da sağlanmış olur. 

Gebeliğe Karşı Koruma Sağlar

Doğum sonrası ilk 6 ay boyunca bebeğin sadece anne sütü alarak beslenmesi sağlanıyorsa kadın doğal bir şekilde gebelikten korunmaktadır. Yapılan çalışma sonuçlarına göre böyle bir durumda gebelik korumasının %98’e varan oranlarda olduğu görülmektedir.

Meme Kanserine Karşı Koruyucudur

Yapılan araştırmalar emziren kadınların diğerlerine göre meme kanseri riskini daha az taşıdığı görülmektedir. Özellikle 40 yaş altında bulunan kadınlarda emzire süresi arttıkça meme kanseri riski daha da azalmaktadır. Annenin emzirme süresini uzatması kendi sağlığını da koruması anlamına gelir.

Over Kanserine Karşı Koruyucudur

Kadınlarda emzirme süreleri ile emzirilen çocuk sayılarındaki artış over kanseri karşısında da etki sağlamaktadır. Bu süreçte yumurtlama döngüsü devam ettiği için kanser riski azalır. Hiç bebek emzirmeyen kadın ile emziren kadın arasında ki risk yüzdelerinde %22’lik bir fark görülmektedir.

Osteoporoz Riskini Düşürür

Emzirme dönemi sonunda kadınların kemik mineralleri yoğun şekilde artar. Bu sayede ileri yaşlarda karşılaşılma ihtimali yüksek olan osteoporoza karşı bir koruma kalkanı oluşturulmuş olur.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/emzirmenin-kadina-faydalari

Windows 10 Yenilikleri

Windows 10 için özellikle Windows 8 sonrasında oldukça iyi bir başlangıç yaptığını söyleyebiliriz. Windows 8 alışılmış bir kullanımdan sonra hem alışması zor hem de sistemsel sorunların yaşanması nedeniyle güçlük yaşatmıştı. Windows 10 bir önceki sistemin sevilen taraflarını alıp geliştirerek kendisini yenilemiştir. Hem masa üstü hem de mobil uygulamaları bir arada toplamayı başaran bu versiyon daha ilk başlarda ile beğeni ile karşılanmıştır. Bir önceki versiyonun eksilerini unutturma hedefi ile gelen Windows 10 yenilikleri neler kısaca göz atalım.

Windows 10’da Görülen Gerçek Yenilikler

  • Sistemde ilk göze çarpan mobil uygulamaların PC uygulamasına gelmesini sağlayan pencere editörüdür. Bu şekilde bilgisayarların tablete dönüştürülmesi gereği ortadan kalkmıştır. 
  • Windows 8 giriş ekranının büyük tepki görmesi sonucu bu sitemde başlangıç düğmesi geri getirilmiştir.
  • Başlat menüsünün gelmiş olması sayesinde Windows programları çalıştırılırken aynı zamanda Windows Store’da bulunan uygulamalarda çalışabilir. 
  • Farklı platform kullanıcılarının sevdikleri birçok özelliğin tek bir sistemde toplandığı görülmektedir. Windows 7 kullanıcıları için rahat bir geçiş olacağı düşünülürken, Windows 8 kullanıcıları için de sevilecek bir geçiş olacağı düşünülmektedir.
  • Windows 10 geniş ekranlı bilgisayarlar için oldukça ideal bir kullanım sağlayacaktır.
  • Windows 10’da önceki sürümlerdeki sevilen yeniliklerin korunduğundan bahsetmiştik. Dosya gezgininin Cloud’a geçişte bir şeffaflık sağlaması da bunlardan birisidir. 
  • Mevcut sürümünü Windows 10’a yükseltmek isteyenler bunu kolaylıkla yapabilecekleri gibi eğer beğenmedikleri bir durum olursa eski versiyona geri dönüş de yapabilmektedirler. 

Windows 10’a Geçişte Crack Yapmak Gerekli Mi?

Kullanıcıların ilgisini çekmek ve kullanan sayısını arttırmak için versiyon yükseltmesi ücretsiz olarak sunulmuş durumdadır. PC’nize Windows 10 kurulumu için crack yapmanız mümkündür ancak işlem sırasında dikkatli olmanız ve tavsiyelere önem vermeniz gerekli görülür. Her ne kadar yeni ve iyileşmiş özellikleri var denilse de güvenlik anlamında bazı kuşkular bulunabilir. 

Windows 10 Son Sürüm Mü Olacak?

Şirket tarafından yapılan son açıklamalara göre bir üst versiyon ile karşılaşılmayacak gibi gözüküyor. Gelecekte sistemin eksiklerinin giderilmesi ya da yeni gelişmelere ayak uydurabilmesi için güncellemeler yapılabilir ama yeni bir versiyon kurulumuna gidilmez deniliyor. Bir ihtimal de Office 365 gibi abonelik şeklinde devam edilebileceğidir.

[zombify_post] - https://bilmisler.com/windows-10-yenilikleri

13 Ekim 2018 Cumartesi

Teraryum Nedir?

Teraryum kullanılan çeşitli malzemelerle minyatür bir eko sistem oluşturulmasıdır. Aslında teraryum ismi farklı şekilleri olan cam kaplara, plastik malzemeli sert şeffaf kaplara ya da içinde çeşitli canlılarla bitkilerin yaşayabildiği akvaryuma benzemekte olan tanklara verilmektedir. Özellikle son zamanlarda çok sık karşımıza çıkan ve dekorasyonda bir moda haline gelen süsleme sanatı olarak anıldığı görülmektedir. Teraryum nedir diye merak edenlerin bilgi edinebileceği bu yazı sayesinde teraryum hazırlığı ve kullanılan malzemeler hakkında da bilgi sahibi olabilirsiniz. 

Teraryum Malzemeleri 

Teraryum malzemeleri yardımıyla kendi küçük ormanlarınızı oluşturabilir ve sergileyebilirsiniz. Oldukça küçük olan bu bitki bahçeleri aynı zamanda sizin hayal dünyanızın da bir aynası olacaktır. Teraryum hazırlığında kullanılan malzemeler aşağıda veriliştir.

Oluşturduğunuz küçük eko sistemin bir arada durabilesini ve sergilenmesini sağlayan cam fanus, vazo, büyük boyutlu bir ampul ya da benzeri malzemeler

  • Çakıl taşları ya da benzeri ufak taşlar
  • Torf toprağı
  • Mangal kömürü ya da aktif kömür
  • Teraryum ortamına uyum sağlayabilecek türde bitkiler
  • İstenilen çeşitlilikte süsleme malzemeleri (renkli kumlar, küçük objeler)

Teraryum Yapım Aşamaları

  • İlk adımda zevkinize uygun teraryum oluşturabileceğiniz bir kap edineniz gerekecektir. Kap seçiminde dikkat etmeniz gereken yeteri kadar derin olması ve çalışmanın için yeterli alana sahip olmasıdır. Teraryum için mutlaka cam kap seçmek zorunda değilsiniz. İstenirse eski bir kase ya da fincan içine de teraryum oluşturulabilir.
  • İkinci adımda kabın dibine çakıl taşlarının yerleştirilesi gerekir. Bu aşama görsellik için değil kabın dibine birikecek olan suyun neme dönüştürülmesinin sağlanabilesi içindir. Bu aşamaya dikkat etmeniz aynı zamanda kullanacağınız bitki köklerinin çürümesini de engelleyecektir.
  • Bir sonraki aşamada elde ufalanan kömürün taşların üzerini örtmesi sağlanmalıdır. Bu şekilde toprağınız çok daha taze kalabilir. Kömür bakteri oluşumunun da önüne geçeceği için önemlidir.
  • Kömürlerin üzeri torf toprağı ile örtüldükten sonra işin teknik olarak gerekli olan aşamaları bitiş olacaktır. Sonrasında bitkilerin yerleştirilesine geçilebilir. Bunun için küçük çukurlar açarak bitkileri yerleştirmeli ve sonra sabitlenmesi sağlanmalıdır.
  • Bitkileri dilediğiniz gibi yerleştirdikten sonra hayal gücünüze ve elinizde bulunan malzemelere göre süsleme yapabilirsiniz. Teraryum içindeki bitkilerin çürümemesi için az miktarlarda ve dipten sulanmasına dikkat etmeniz gerekecektir.
[zombify_post] - https://bilmisler.com/teraryum-nedir

Eğitimde Reggio Emilia Yaklaşımı Nedir?

Reggio Emilia yaklaşımının temelleri 1940’lı yıllara dayanmaktadır. İtalya’da bulunan Reggio Emilia ismindeki bir kasabada başlayan bu hikâye etkisini günümüze kadar ulaştırmayı başarmıştır. Bu yaklaşımın ortaya çıkasında etkili olan olay okul öncesi eğitim kurumlarının yaygınlaştırılması kararının alınması ve farklı bir bakış açısı ile çocuklara eğitim verilmesi gerektiği düşüncesidir. Bu karar akabinde geliştirilen bu yöntem ile çocuklar daha çok araştırmaya ve yeteneklerini keşfetmeye sevk edilmişlerdir. Eğitimde Reggio Emilia Yaklaşımı nedir başlıklı yazımız ile bu eğitim yöntemine kısa göz atarak amaçlarına değineceğiz.

Reggio Emilia Yaklaşımının Amacı Nedir?

Reggio Emilia Yaklaşımı okul öncesi eğitimde kullanılan ve içinde klasik sistem eğitiminde barındığı bir eğiti çeşididir. Çocukların kendi ilgi alanları doğrultusunda geliştirilen projelerle mevcut müfredat bir arada götürülmeye çalışılır. Eğitimin asıl amacı bir çocuğun ihtiyaçlarını karşılarken ve sosyal hayatında kendi kendisine yetebilmesini sağlayabilmektir. Çocukların karşısına çıkan zorluklarla nasıl mücadele edeceği öğretilmeye çalışılır. Bahsedilen bu amaçlara ulaşılabilmesi için belirli bazı koşulların da yerine getirilmesi gerekli görülür. 

Reggio Emilia Yaklaşımının Amaca Ulaşması İçin Gerekli Koşullar Nelerdir?

  • İlk aşamada çocuk, gelişimini engelleyen toplumsal baskı, pedagojik etki ve kültürel politikalardan arındırılmalıdır. Bu etkiler çocuk üzerinde örseleyici bir olumsuzluk bırakacağı için kendini ifade etme yeteneğine fırsat vermemektedir.
  • Çocukların mevcut kapasiteleri sebep bulma, işitme, imge, gözlem gibi zihinsel süreçlerle güçlendirilerek, karşılaşılan zorluklara kendi kendilerine karşı koyarken baş edebilme güçleri çoğalsın diye arttırılmalıdır. Bu şekilde sosyal ve fiziksel çevreye karşı daha hazırlıklı olmuş olacaklardır. 
  • Çocukların kendi kendilerini değerlendirebilme yetenekleri geliştirilerek, kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri ve özgürlük kavramı ile tanışmaları sağlanmalıdır.
  • Çocukların ilgi alanları doğrultusunda bilgi edinme ve öğrenmelerine fırsat tanınmalıdır. Bilgi edinme ve öğrenme sürecinde imge gelişiminin önemli bir rolü vardır. Bu sebeple çocukların hem sanat dallarına hem de bilime yönelmeleri aşamasında eşit koşullar sağlanmaya çalışılmalıdır. 
  • Eğitim sırasında çocuğun aktif olabilmesinin sağlanmalıdır. Çocuğun düşünme ve yorum yapabilme kapasitesini kullanabilmesi için aktif olması gerekli görülür. Bu sayede olaylar hakkında yapacağı özümsemelerde kendi potansiyelini fark edebilir ve kullanabilir.
[zombify_post] - https://bilmisler.com/egitimde-reggio-emilia-yaklasimi-nedir

12 Ekim 2018 Cuma

Burçlara Göre Aşk Uyumu

Kadın ve erkek arasındaki ilişkilerde dengelerin her an değişebildiği görülmektedir. Bir gün onsuz yapamam derken ertesi gün onu görmek istemiyorum dediğiniz olmuştur. İki cins arasındaki ilişki uyumunda burçların çok özel bir yeri vardır. Bir de her burç için aşkın anlamının farklı olduğunu düşünürsek içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Eğer siz de astrolojiye inanlardansanız ve burçlara göre aşk uyumu nasıl olur öğrenmek istiyorsanız bu yazı tam size göre.

Burçlara Göre Aşk Belirtileri Nelerdir?

Koç

Bu burçta iki cins arasındaki çekim küçük yaşlardan itibaren hissedilmektedir. Çekişmeli bir ilişki yaşasalar da aşk işin içine girince mükemmelliği yaşatırlar. Romantik birer aşık oldukları söylenebilir. Bir koç sizi fazla önemsiyor ve bundan da mutluluk duyuyorsa aşıktır.

Boğa

Aşkta cinselliğe önem verdikleri ve zor aşık oldukları görülür. Ancak birliktelik sağlandığında ve ilişkiden emin olunduğunda mutluluğu yakalamak için her şeyi yaparlar. Eğer sizi kaybetmek korktuğunu hissediyorsanız boğayı aşık etmişsiniz demektir.

İkizler

Bu burç için ilişkide mantık ve denge kurulması çok önemlidir. Duygusallığı sevmezler, ilişkide heyecan veren taraf olarak bilinirler. Eğer sizi hep görmek ve her şey anlatma isteğindeyse aşık demektir.

Yengeç

Çok duygusal ve kırılgan aşıklardır. İlişkiye zor başlarlar ama uzun süreli olması için mücadele ederler. Eğer sizi görmediğinde kendisini çaresiz ve bitmiş hissediyorsa aşık olduğunu anlayabilirsiniz.

Aslan

Çok kolay aşık olan romantik kişilerdir. İlişkide baskın olmayı severler. Eğer size güvenirse tamamen teslim olabilir. Yanınızda bir çocuk gibi heyecanlıysa aşık olduğunu düşünebilirsiniz.

Başak

Aşkta hayallerini gerçekleştirmek isterler. Pembe gözlüklere sahip kişilerdir. Cinsellik ile ilgili konularda çekimserdirler. Eğer en kötü halinizi bile sevimli buluyorsa aşıktır.

Terazi

Gerçekten aşık olduğunda sahiplendiğini ve hayata anlam kattıklarını görebilirsiniz. Hareketlerinde bir tutarsızlık görürseniz ve hiç istemese de kendini en sevmediğiniz şeyleri yaparken buluyorsa aşık olabilir.

Akrep

Akreplerin aşık olup olmadığı gözlerinden bellidir. Dolu dizgin aşkı yaşamak isterler ve sınırları yoktur. Cinsellikte kendilerini hep en üstte görürler. Sizinle sevişmek onun için büyük bir mutluluksa aşık demektir.

Yay

Aşk konusunda düşünceleri nettir. Cesur bir şekilde aşklarının peşinden gittikleri görülür. Sekse düşkündürler eğer size bağlanmış ve macera aramaktan vazgeçmişse aşıktır.

Oğlak

İlişkide güvene çok önem verirler. Kendi başlarına hareket etmeyi severler ve sıkıştırılmak istemezler. Eğer yaptığı planlara sizi de dâhil etmeye çalışıyorsa aşık olabilir.

Kova

Aşkta bile ön planda hep mantık vardır. Görselliğin önünde zekâyı tutar. Size olan yaklaşımında mantık süzgecinden geçmeyi başarabilirseniz aşık olabilir. 

Balık

Çok duygusal olurlar ve büyük bir aşk beklentileri vardır. Aşka olan umutları kalpleri kırılmış olsa bile tükenmez. Eğer konuşmasanız bile uzun süre yanınızda kalabiliyorsa aşık olduğunu düşünebilirsiniz

[zombify_post] - https://bilmisler.com/burclara-gore-ask-uyumu

Axess Kredi Kartı Başvurusu Nasıl Yapılır?

Doğru kullanıldığında kredi kartı kullanmanın avantajları bir hayli fazladır. Fakat yanlış kullanım, ödeyebileceğiniz tutarlardan çok daha y...