Reggio Emilia yaklaşımının temelleri 1940’lı yıllara dayanmaktadır. İtalya’da bulunan Reggio Emilia ismindeki bir kasabada başlayan bu hikâye etkisini günümüze kadar ulaştırmayı başarmıştır. Bu yaklaşımın ortaya çıkasında etkili olan olay okul öncesi eğitim kurumlarının yaygınlaştırılması kararının alınması ve farklı bir bakış açısı ile çocuklara eğitim verilmesi gerektiği düşüncesidir. Bu karar akabinde geliştirilen bu yöntem ile çocuklar daha çok araştırmaya ve yeteneklerini keşfetmeye sevk edilmişlerdir. Eğitimde Reggio Emilia Yaklaşımı nedir başlıklı yazımız ile bu eğitim yöntemine kısa göz atarak amaçlarına değineceğiz.
Reggio Emilia Yaklaşımının Amacı Nedir?
Reggio Emilia Yaklaşımı okul öncesi eğitimde kullanılan ve içinde klasik sistem eğitiminde barındığı bir eğiti çeşididir. Çocukların kendi ilgi alanları doğrultusunda geliştirilen projelerle mevcut müfredat bir arada götürülmeye çalışılır. Eğitimin asıl amacı bir çocuğun ihtiyaçlarını karşılarken ve sosyal hayatında kendi kendisine yetebilmesini sağlayabilmektir. Çocukların karşısına çıkan zorluklarla nasıl mücadele edeceği öğretilmeye çalışılır. Bahsedilen bu amaçlara ulaşılabilmesi için belirli bazı koşulların da yerine getirilmesi gerekli görülür.
Reggio Emilia Yaklaşımının Amaca Ulaşması İçin Gerekli Koşullar Nelerdir?
- İlk aşamada çocuk, gelişimini engelleyen toplumsal baskı, pedagojik etki ve kültürel politikalardan arındırılmalıdır. Bu etkiler çocuk üzerinde örseleyici bir olumsuzluk bırakacağı için kendini ifade etme yeteneğine fırsat vermemektedir.
- Çocukların mevcut kapasiteleri sebep bulma, işitme, imge, gözlem gibi zihinsel süreçlerle güçlendirilerek, karşılaşılan zorluklara kendi kendilerine karşı koyarken baş edebilme güçleri çoğalsın diye arttırılmalıdır. Bu şekilde sosyal ve fiziksel çevreye karşı daha hazırlıklı olmuş olacaklardır.
- Çocukların kendi kendilerini değerlendirebilme yetenekleri geliştirilerek, kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri ve özgürlük kavramı ile tanışmaları sağlanmalıdır.
- Çocukların ilgi alanları doğrultusunda bilgi edinme ve öğrenmelerine fırsat tanınmalıdır. Bilgi edinme ve öğrenme sürecinde imge gelişiminin önemli bir rolü vardır. Bu sebeple çocukların hem sanat dallarına hem de bilime yönelmeleri aşamasında eşit koşullar sağlanmaya çalışılmalıdır.
- Eğitim sırasında çocuğun aktif olabilmesinin sağlanmalıdır. Çocuğun düşünme ve yorum yapabilme kapasitesini kullanabilmesi için aktif olması gerekli görülür. Bu sayede olaylar hakkında yapacağı özümsemelerde kendi potansiyelini fark edebilir ve kullanabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder